Rabia

DICLOPRAM AĞRI İÇİN. Altını iki çizgiyle çizmiş. Ağrı kelimesi ilk ve son kez burada geçiyor. Iki aydan az bir süresi varmış. Kendi kuşağının ve ailede kendisinden önceki erkek nesillerin kişisel duygularını ifade etme konusundaki suskunluğu karşısında, bu üç kelime güçlü bir çığlığın ve feryadın karşılığı. Onu hiç duymayabilirsiniz, acısının derecesini hiç anlayamayabilirsiniz, aynen etrafında olan bizlerin anlayamadığı gibi. Ağrı burada bile kişisel bir itiraf değil, ilacın özelligini tanımlayan bir kelime.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Ölümden söz ederken aslında neden söz ederiz? Aramızdan ayırlan kişiden mi, yoksa kendimizden mi? Yoksa yokluğun kendisinden mi? O denli yok ki, her boş an yokluğuyla dolduruyor. Onun bugüne kadarki varlığı, benim kendi varlığımı, çocukluğumun varlığını doğruluyordu. Öte yandan yokluğu hafızanın tüm mekanizmasını harekete geçiriyor. Uzun zamandır aklıma gelmeyen şeyler şimdi uyanıyor, onları ben uyandırıyorum tüm bunların gerçekten olup bittiğinden emin olabilmek için. istemli ve istemsiz bellek birlikte çalışıyor ve anıların paslanmış çarkını harekete geçiriyor, net görülmeyen yerleri temizliyor veya uyduruyor. Kabul etmeliyiz ki bu, vefat edene yönelik bir bellek çalışması olduğu kadar, kendimize de yöneliktir, benmerkezci, bir anlamda kendimizi kurtarmaya, birinin gidişinden sonra hayatta kalışımızı anlamlandırmaya yönelik bir uğraştır. Bizi çocuk olarak hatırlayan son kişi de gittiğinde hâlâ var oldugumuz söylenebilir mi? Ölümden söz ederken aslinda neden söz ederiz? Hayattan, tabii ki, onun o büyüleyici geçiciliginden.
Sayfa 17·Kitabı okudu

Rabia

, bir kitap okudu
Puan vermedi·56 syf.·
3 günde okudu
·
2025 23. kitabı
Édouard Louis
8.2/10 · 2.973 okunma
Her şeye sahip olan bir ailenin, siyasi bir kararı kutlamak için denize gittigini ne gördüm ne de duydum, onlar bunu yapmaz çünkü siyaset onların hayatlarında neredeyse hiçbir şey değiştirmez. Paris'e, senden uzağa yaşamaya gittiğimde bunun farkına vardım: Egemenler solcu bir hükümetten şikayet edebilir, sağcı bir hükümetten de şikâyet edebilir ama hiçbir hükümet onların sindirim sorunları yaşamasına sebep olmaz, hiçbir hükümet onları belini ezmez, hiçbir hükümet onları denize koşturacak seyler yapmaz. Siyaset onlarn hayatını değiştirmez, belki azıcık. Bu da tuhaftır aslında, siyaseti yapan onlardır ama yaptıkları siyaset hayatlarını neredeyse hiç etkilemez. Siyaset, egemenler için genellikle estetik bir meseledir. Bir tür kendini keşfetme yöntemi, bir tür dünyayı algılama, kişiliğini inşa etme biçimidir. Bizler içinse ölmek ya da yasamak anlamına gelir.
Sayfa 47·Kitabı okudu
Geçen ay seni görmeye geldim, şimdilerde yaşadığın, kuzeydeki o küçük şehre. Çirkin bir şehir, renksiz. Deniz üç beş kilometre mesafede ama sen hiç gitmiyorsun. Seni birkaç aydır görmemiştim, uzun zaman olmuştu. Sana baktım, senden uzakta geçen yılları yüzünden okumaya çalıştım.
Sayfa 13·Kitabı okudu