Ellerin,
dokunmadığım bir rüya gibi Uzak ama unutulmaz.
Ve gözlerin,
hiçbir yere bakmayan bir masal Bitmeyen cümlelerin baş harfi gibi...
Ben seni sevmeyi öğrendim Sana söylemeden.
Sessizliğin içinden bir hayat kurdum İçinde sen olmadan da seninle dolan...
Ve ben
adını unuttuğum bir şehirde
penceresi kırık bir eve benzeyen kalbimle
diyorum ki
yaşamak
görünmeyen bir kuyunun
sonsuz yankısını dinlemek gibi
atılan taş düşmez
biz yalnızca sesi bekleriz.
Ve beklerken
kim bilir
belki de çoktan ölmüşüzdür