Yavrum
Yalnızlığı şu son kıyısını da atla
Ve anla ki hayat
En özgür biçimini sende denemiştir
Onun içindir ki ölüm
Denizin doğurduğu eşsiz dalga
Sende dokumaktadır güzelliğini.
Varsın açıklamasın kendini hiçbirşey
Değil mi ki gökyüzü toprağı kucaklamaktadır
Değil mi ki mavilikler yolmaktayım göğsünden
Değil mi ki bileklerimize kaynayan çelik
Bir nehir gibi akan şu bulvar
Gövdemizi dolaşan güneş
Her gece üstümüze devrilen yıldızlar
Senin doğurganlığından birer parçadır
Ve elbet senin için söylenmiş türküler vardır
Uzak dağlarında ülkemin..!
Alaeddin Özdenören
Muhabbetullah, Sünnet-İ Seniyyenin ittibâını istilzâm edip intâc ediyor. Ne mutlu o kimseye ki, Sünnet-İ Seniyyeye ittibâından hissesi ziyade ola. Veyl o kimseye ki, Sünnet-İ Seniyyeyi takdir etmeyip bid’alara giriyor..!
“Sevgi ektim, naz biçmeye çalıştım
Ne zamana, ne kendime alıştım
Kırk senede yedi hasret bölüştüm
Yedi dünya bana düştü sandım oy..!”
Abdurrahim Karakoç