Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
..."Delikanlının ziyaret nedenini açıklamasını dikkatle dinlemiş bilge ama mutluluğun gizini açıklayacak zamanı olmadığını söylemiş ona. Gidip sarayda dolaşmasını, kendisini 2 saat sonra görmeye gelmesini salık vermiş".
"Ama sizden bir ricada bulunacağım" diye eklemiş bilge. Delikanlının eline bir kaşık verip sonra bu kaşığa iki damla sıvı yağ koymuş. "Sarayı dolaşırken bu kaşığı elinize tutacak ve yağ dökmeyeceksiniz".
Delikanlı sarayın merdivenlerini inip çıkmaya başlamış, gözünü kaşıktan ayırmıyormuş. İki saat sonra bilgenin huzuruna çıkmış.
'Güzel' demiş bilge, 'peki yemek salonundaki acem halılarını gördünüz mü? bahçıvan başının yaratmak için on yıl çalıştığı bahçeyi gördünüz mü? kütüphanemdeki güzel parşömenleri fark ettiniz mi?'
Utanan delikanlı hiçbir şey görmediğini itiraf etmek zorunda kalmış çünkü bilgenin kendisine verdiği iki damla yağı dökmemeye çabaladığından başka bir şeye dikkat edememiş.
'Öyleyse git evrenimin harikalarını tanı' demiş ona bilge . 'oturduğu evi tanımadan bir insana güvenemezsin.'
İçi rahatlayan delikanlı kaşığı alıp sarayı gezmeye çıkmış bu kez duvarlara asılmış, tavanları süsleyen, sanat yapıtlarına dikkat ediyormuş. bahçeleri, çevredeki dağları, çiçeklerin güzelliğini, bulundukları yerlere yakışan sanat yapıtlarının zarafetini görmüş. bilgenin yanına dönünce gördüklerini bütün ayrıntılarıyla anlatmış.
'Peki sana emanet ettiğim iki damla yağ nerede' diye sormuş bilge.
Kaşığa bakan delikanlı iki damla yağın dökülmüş olduğunu görmüş.
'Peki' demiş bunun üzerine bilgeler bilgesi. 'Sana verebileceğim tek bir öğüt var '; "mutluluğun gizi dünyanın bütün harikalarını görmektir ama kaşıktaki iki damla yağı unutmadan." "...