“Boş koltuklar alacaksınız. Kağıt üzerinde çizerek de yapabilirsiniz. İçinizdeki kadınları sıralayacaksınız. Koltuklara oturtacaksınız.
......
Sonra da bunların birbirleriyle konuşmasını ve bir de anlaşmaya varmalarını sağlayacaksınız. İçinizdeki bütün kadınların hayatı yaşamaya doyması gerek. Yoksa mutsuz olursunuz. Ama hangisinin ne kadar var olacağına dair bu pazarlığı kendi aralarında sonuna kadar yapmalılar. Sizin ömrünüzden ne kadar pay alacaklar, bunu kararlaştırmalılar.”
“Amira bize kadınları nasıl seveceğimizi anlatan bir kitap lazım. Yoksa hep böyle şapşal ve kavruk kalacağız. Bize kadınların nefesini genişletecek, o nefesin rüzgârına yelken açmamızı öğretecek bir kitap lazım. Yoksa biz ne kadar sevilsek tamir olmayız.”