Düğümlere Üfleyen Kadınlar

·
Okunma
·
Beğeni
·
17,2bin
Gösterim
Adı:
Düğümlere Üfleyen Kadınlar
Baskı tarihi:
Ekim 2016
Sayfa sayısı:
512
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750733093
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Düğümlere Üfleyen Kadınlar
Düğümlere Üfleyen Kadınlar
Düğümlere Üfleyen Kadınlar
“Bize kadınları nasıl seveceğimizi anlatan bir kitap lazım. Yoksa hep böyle şapşal ve kavruk kalacağız. Bize kadınların nefesini genişletecek, o nefesin rüzgârına yelken açmamızı öğretecek bir kitap lazım.”

Düğümlere Üfleyen Kadınlar, dünya değişirken büyülü bir yolculuğa çıkan dört muhteşem kadının, düşmenin ve yeniden ayağa kalkmanın hikâyesi…

EceTemelkuran, Ortadoğu’yu baştan başa kateden bu yol romanında hayata ve kadınlara taze bir nefes üflüyor.
480 syf.
·13 günde·Beğendi
Kitap Arap Baharı'nın ortasında yolları Tunus'ta bir otelde kesişen dört kadını ve çıktıkları gizemli yolculuğu anlatıyor. Saraylar devrilip,meydanlar acıyla dolarken bir kadının ve bir ülkenin nasıl sevileceğini anlatıyor.

Dört kadınlana kendi çöllerini kalplerinde taşımayı öğreten hayat,bu yolculukta onlara çöl ortasında erguvan yetiştirmeyi öğretiyor.

Bu kadınlardan biri olan gazeteci, muhalif kimliğinden dolayı Türkiye'den uzaklaşmak zorunda kalıp Tunus'a gelen anlatıcımız.
Diğeri, devrim için meydanlarda savaşmış akademisyen kimliğiyle güçlü bir direnişçi olan Mısırlı Maryam.
Bir diğeri, dans etmeyi seçtiği için ailesi ve çevresinden dışlanan, küçümsenen, namus ve utanç kisvesiyle toplumdan itilmiş yine devrimci ve direnişçi olan Tunuslu Amira.
Ve gizemli kişiliğimiz Libyalı Madam Lilla, kendi geçmişiyle yüzleşmek için planladığı yolculuğa, kendilerini keşfetmelerini ve kim olduklarını anlamalarını sağlamak için kendi çöllerini kalplerinde taşıyan bu üç kadını da dahil ediyor.

Yolculukta kadınlar ortak acılarıyla birbirine yoldaş olup yaralarını sarıyorlar, kendilerini buluyor, keşfediyorlar, geçmişleriyle yüzleşiyorlar.
480 syf.
·11 günde·9/10 puan
Düğümlere Üfleyen Kadınlar, Tunus'ta bir otelde hayatları kesişen dört güçlü kadının hikâyesi...
Mısırlı Maryam, Tunuslu Amira, Libyalı madam Lila ve türk gazeteci yazarımızın ilginç ve gizemli hikâyesi okuyucuyu sıcacık sarıp sarmalıyor ve onlarla birlikte çok farklı bir maceraya sürüklüyor.
Ece Temelkuran hukukçu olmasına rağmen gazetecilik yapan çok usta bir kalem. Romandaki kurgu ve kaleminin ustalığı öyle başarılı ki, hayran oldum kendisine.
Birbirinden çok farklı dört kadının çıktığı gizemli yolculuğun anlatıldığı roman aslında birbirinden çok farklı bir sürü kadını da anlatıyor yan karakterlerde.
Erkek kadın, çocuk kadın, devrimci kadın, medyum kadın, tanrıça kadın gibi farklı yerlerde farklı zamanlarda yaşamış birçok güçlü kadın karakterler işlenmiş romanda.
Yazarın mizahi dili ve zeki üslubu sayesinde çok keyifli bir okuma gerçekleştirdim, en çok alıntı yaptığım eserlerden biri oldu.
Her kadının mutlaka okuması gereken bir başucu kitabı olarak tavsiye ediyorum.
Dört gizemli kadının bu esrarengiz yolculukta kendi içsel hesaplaşmalarını birbiri aralarındaki mizahi atışmalarını ve kendilerini sorgulamalarını bir solukta okuyacağınıza eminim.
Kadınlar, bu dünyanın en güzel renkleri,en güzel çiçekleri, insanlığın varoluş sebebi...
Yazarın da dediği gibi "Çünkü bir erkek bir kadının nefesi kadar".
Tanrıça Didonun yazıtları ve Muhammed 'in mektupları çok romantik ve etkileyiciydi atlamayın derim.
Keyifli okumalar... Sevgiyle ❤
  • İki Yeşil Susamuru
    7.5/10 (818 Oy)706 beğeni3.880 okunma2.066 alıntı13,2bin gösterim
  • Kahperengi
    8.1/10 (501 Oy)408 beğeni2.067 okunma964 alıntı9,5bin gösterim
  • Bit Palas
    7.4/10 (503 Oy)363 beğeni2.704 okunma815 alıntı9bin gösterim
  • Kadının Adı Yok
    8.5/10 (926 Oy)893 beğeni3.418 okunma4.995 alıntı25,8bin gösterim
  • Su
    7.9/10 (832 Oy)701 beğeni3.016 okunma2.557 alıntı15bin gösterim
  • Angela'nın Külleri
    8.7/10 (716 Oy)704 beğeni2.691 okunma689 alıntı14,8bin gösterim
  • Mahrem
    6.7/10 (579 Oy)397 beğeni2.732 okunma1.296 alıntı24,4bin gösterim
  • Anne Kafamda Bit Var
    8.5/10 (1.150 Oy)1.140 beğeni4.178 okunma1.201 alıntı13,9bin gösterim
  • Araf
    7.1/10 (626 Oy)527 beğeni3.532 okunma1.009 alıntı16,4bin gösterim
  • Kumral Ada Mavi Tuna
    8.4/10 (1.938 Oy)1.822 beğeni7,1bin okunma7,3bin alıntı27,7bin gösterim
480 syf.
·4 günde·5/10 puan
Bugüne kadar okuduğum en sıkıcı romanlardan biri. Hiç beğenmedim olay kurgusu olsun dili olsun hiç akıcı değildi. Yarım bırakmamak için çok direndim. Yazarın okuduğum ilk ve son kitabı oldu.
480 syf.
·6 günde·3/10 puan
Kadinlik o kadar abartilmis ki kitapta. O kadar garip konusmalar var ki...
Vay efendim bir erkek bir kadinin nefesi kadarmis, butun evren hatta oyleymis. Yok efendim icimizde tanricalar varmis. Ne kastettigini bile anlayamayacaginiz bu tarz guzellemelerle dolu kitap.

Yolda karsilasilan nevi sahsina munhasir kadinlar; dansoz devrimci, erkek fatma akademisyen, butun erkekleri kendine kul kole etmis Madam veee islevsiz figuran Turk gazeteci...

Karakterlerin ic dunyasi diye bi sey yok zaten en cokta bu yuzden hikaye beni icine alamadi. Cok acilar cektiklerini cok kirgin olunduklarini ve kendilerinin "farkli" olduklarini soyluyolar ama yooo degiller...

Akiciligi saglamasi planlanan aksiyon sahneleri icin bolumun ya basinda ya sonunda hatta bazen ikisinde de tam anlamiyla manset atılmış . Şöyle ki "Basimiza şöyle heyecanli bi sey geldi ama bakin nasi geldi anlatayim..." ya da "gule oynaya takilirken o gun olumle burun buruna gelecegimizden haberimiz yoktu..." gibi.

Yazar, olaylar gercekten basindan gecmis gibi bir yazim tarzi benimsemis ama hikayenin yapayligini gizlemeye yetmemis.

Sonuc olarak ne aksiyon kismindan ne de karakterlerden tat alamadim.
Uretken bir yazar oldugunu biliyorum ilk defa okudum kendisini ama tekrar okumak icin pek hevesli oldugumu söyleyemeyeceğim.
512 syf.
·Puan vermedi
Aşk hanımlar, yoklukla oynanan bir oyundur.

Bundan 3 yıl önce yurt bahçesinde kulakları çınlasın Havva diye bir arkadaşım vardı. Kendisi tam bir edebiyat aşığı idi. Sohbet sohbeti açarken seni okuduğum kitaptaki bir kahramana benzetiyorum. Kime benzediğini söylemeyeceğim oku ve kendin bulursun dedi. Aradan 1 yıl geçti. Getirttim kitabı okumaya başladım. Beni çok etkilemişti.

4 kadın hepsinin hikayesi birbirinden farklı, amaçları da lakin kimileri icin alakasiz bir amac icin birleştiler orta doğu sahraların da. Aşktan vurgun yiyenlerin seçtikleri bir idam sehpasında cellat olmak değilmiş meğersem hayalleri olan.
512 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Tunuslu dansçı Amira, Mısırlı akademisyen Maryam ve Türk gazeteci yazarımızın yolları Tunus'ta bir otelde kesişir. Renkli kişiliği ile Madam Lillai'nin da aralarına katılması ile Tunus, Libya, Mısır ve Lübnan'ı kapsayan gizemli yolculukları tam bir maceraya dönüşür. Arka planında Arap Baharı diye lanse edilen ama ne yazık ki, coğrafyayı parçalayıp kaosa sürükleyen olaylarında yer aldığı çok güzel bir kitap.
480 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Ece Temelkuran hukuk mezunu ama hiç avukatlık yapmamış bir gazeteci. Bu hikayede Ortadoğu’ya iç savaşın ortasına giden, ülkesinden umudunu kesmiş bir gazeteci kadının hem romanın kahramanı hem anlatıcısı olması biyografik izler taşıması açısından “okuyucunun hikayeye inanması” kuralını sağlamlaştırmış.
Anlatıcımız, muhalif kimliğinden dolayı Türkiye’den uzaklaşmak zorunda kalıp Tunus’a gelir ve bir hikaye peşindedir. Aradığı hikayeyi burnunun dibinde bulur. Devrim için meydanlarda savaşmış akademisyen kimliğiyle güçlü bir direnişçi olan mısırlı maryam; dans etmeyi seçtiği için ailesi ve çevresinden dışlanan, küçümsenen, namus ve utanç kisvesiyle toplumdan itilmiş yine devrimci ve direnişçi olan Tunuslu Amira ve Libyalı madam Lilla...

Aynı otelde kaldığı iki genç hanımla sohbet ederken, onların sesini duyup evine davet eden madam Lilla’nın çıktıkları yolculuk akla hemen Tolstoy’un sözünü getiriyor: “tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar. Ya bir insan bir yolculuğa çıkar, ya da şehre bir yabancı gelir.”

Bu coğrafyada kadının kaderi, güçlü kadınlar aracılığıyla anlatıldığı için hikaye yer yer gerçekçiliğini yitirse de “böyle kadınlar da var demek ki” dedirtecek kadar kendine güvendiriyor Ece Temelkuran ve nefesimizle var ettiğimiz hiçbir ölümlünün önünde eğilmemeyi öğretiyor. Mutlaka okunmalı.
Adettendir, alıntı ile bitirelim:

“Aşk kadınlar yorulunca biter. Kadınlar bir adamı değil, bir mezarlığı terk eder.”
480 syf.
·19 günde·8/10 puan
Yarası olan üç güçlü kadın. Üç farklı karakter. Hepsinin hesabı, yaşamları farklıdır. Tunuslu dansçı Amira, Mısırlı akademisyen Maryam ve Türk gazeteci yazarımız Tunus'ta bir otelde kalmalarıyla tanışıyorlar. Madam Lillai de aralarına katılmasıyla olaylar gelişiyor. Dördününde sakladıkları, kaçtıkları şeyler var. Ve tek bir olayda dört kadın ortaklaşa yer alıyor.
Arap baharını yazar, dört kadının yaşadıklarıyla harmanlayarak çok güzel aktarmış.
İlk sayfalarda durağan bir anlatım var ve yer yer çok sıkılıp bırakmak istesem de sonlara doğru daha akıcı. İyiki baştan bırakmamışım dedirtti. Şans verip okunması gereken bir roman!
512 syf.
Yarası olan üç güçlü kadın.Hepsinin hesabı ayrı, ortak noktalarıysa bu yaraları açanların bir erkek olması.Kitap başlarda ağır aksak ilerlese de ortalarına doğru akıcı hale geliyor ve elinizden düşüremez hale geliyorsunuz.Ders niteliğinde o kadar öğüt verici cümleleri var ki, kendinizi bu hikayeye kaptırıveriyorsunuz.

''Birini sevince...Birinin seni sevmesine izin verince ...Peki teslim olunca diyelim...Teslim olunca insanın göbeğinde...Evet göbek deliğinin etrafında...Daha önce orada olduğunun farkında olmadığı bir yara peydahlanıyor.Artık o yaranın sızısı ancak o teslim olduğun kişi orada olunca geçiyor.Hayatta kalmaktan, ayakta kalmaktan daha çok düşündüğün başka bir şey oluyor artık.Böylece küçülüyorsun, yumuşuyorsun, güçsüzleşiyorsun.Anlıyor musun acaba beni?'' syf 377
480 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Açıkcası ben bu kitap için "Çok güzel, mükemmel, sürükleyici" gibi yorumlar yapamayacağım. Hikaye hoş fakat biraz "bestseller havası"nda yazılmış. Sanki çeviri bir popüler roman okuyormuş havasını verdi bana. Ayrıca anlatım tekniği beni okurken çok yordu. Sürekli zamanlar arası geçiş yaparak anlatması zihnimi odaklamada zorluk çıkardı. "Ne, nasıl, ne zaman ya" gibi ikilemler yaşadım sürekli. Elbette ki çok saygım var. Yoğun emek sonucunda; ayrıca günümüz Türkiyesine göndermeleriyle oluşmuş bir roman. Ece Hanım'ın ellerine sağlık.
Denize girsem, yıkansam uzun uzun yatsam uyusam, uyandığımda şampuan kokusundan bir bulutun içinde bulsam kenidimi. Türkiye'deki meseleler bitmiş olsa. Mis gibi..
Ece Temelkuran
Sayfa 68 - Everest yayınları
Başka kadınlarının çaresizliklerine öfkelenen kadınlar muhakkak kendi çaresizliklerine öfkeleniyordur.
Ece Temelkuran
Sayfa 76 - Everest yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Düğümlere Üfleyen Kadınlar
Baskı tarihi:
Ekim 2016
Sayfa sayısı:
512
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750733093
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Düğümlere Üfleyen Kadınlar
Düğümlere Üfleyen Kadınlar
Düğümlere Üfleyen Kadınlar
“Bize kadınları nasıl seveceğimizi anlatan bir kitap lazım. Yoksa hep böyle şapşal ve kavruk kalacağız. Bize kadınların nefesini genişletecek, o nefesin rüzgârına yelken açmamızı öğretecek bir kitap lazım.”

Düğümlere Üfleyen Kadınlar, dünya değişirken büyülü bir yolculuğa çıkan dört muhteşem kadının, düşmenin ve yeniden ayağa kalkmanın hikâyesi…

EceTemelkuran, Ortadoğu’yu baştan başa kateden bu yol romanında hayata ve kadınlara taze bir nefes üflüyor.

Kitabı okuyanlar 3.113 okur

  • Sedat
  • Zirve Paşa
  • Zelal
  • Ebru Çiçek
  • neziha tugba sarial
  • Meltem Sa
  • Yasemin
  • FEYZA ÜSTÜN
  • SERPİL ADIHAN
  • Esin Azazi

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%2.9
13-17 Yaş
%1.2
18-24 Yaş
%17.4
25-34 Yaş
%32.9
35-44 Yaş
%29.3
45-54 Yaş
%12.6
55-64 Yaş
%2.1
65+ Yaş
%1.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%89.1
Erkek
%10.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%17.6 (138)
9
%10.1 (79)
8
%13.4 (105)
7
%9.9 (78)
6
%5 (39)
5
%3.2 (25)
4
%1.9 (15)
3
%1.7 (13)
2
%0.6 (5)
1
%1 (8)

Kitabın sıralamaları