Kahperengi

8,1/10  (153 Oy) · 
655 okunma  · 
126 beğeni  · 
2.797 gösterim
Romanları yayımlandığında en çok satanlar listesinden aylarca inmeyen Hande Altaylı'dan yaşamın içinden, samimi ve sarsıcı yeni bir roman.

O sabah yatakta gözlerini açtığında ise kendini iyi hissetmiyordu. Bir gece önce Fırat'ı görmek dengesini altüst etmişti. Geçmişin asla sandığımız kadar uzakta kalmadığı gerçeğiyle yüzleşmek, yeteri kadar uzağa gidemediği kaygısını doğuruyordu. Yoksa yıllar geçtikçe güçleneceğine, zayıflıyor muydu insan? Olgunlaşacağına koflaşıyor, dayanıklılığını yitiriyor muydu? Öğreneceğine unutuyor, bildiklerinden şüpheye mi düşüyordu? Geride bıraktığı onca şeyden ve onca yıldan sonra böyle yaprak gibi titremek, kendini başa dönmüş gibi hissetmesine yol açıyordu. Yürümüş, yürümüş ama hiçbir yere gidememişti. Belki de dünyanın yuvarlak olması, daima başladığın yere, yani kendine döneceğin anlamına geliyordu.

Küçük bir Anadolu kasabasından İstanbul'un ışıklı gecelerine uzanan bir yolculuğun hikâyesi. Sevginin değil, mecburiyetin birlikte tuttuğu bir ailede büyüyen Narin ilk kez âşık olduğunda yolların nihayet daha büyük yollara bağlandığını, o büyük yolların da başka şehirlere, ülkelere kavuştuğunu anlar. Ve biri gittiğinde arkasında bir yol bıraktığını. Ama o yolların nefrete, ihanete de açıldığını anlaması için aradan yılların geçmesi, dostlukların sınanması, kaybedilenlerin bulunması gerekecektir.

Aşka Şeytan Karışır ve Maraz adlı romanları yayımlandığı yıllarda en çok satanlar listesinden aylarca inmeyen Hande Altaylı'dan yaşamın içinden, samimi ve sarsıcı yeni bir roman.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2012
  • Sayfa Sayısı:
    324
  • ISBN:
    9786050906059
  • Yayınevi:
    Doğan Kitap
  • Kitabın Türü:
DERYA... 
13 Ara 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

"İnsan ne kadar başarmış görünürse görünsün,kaybedilmiş savaşların izini taşıyordu"...

Kahverenginin en koyusu,kahperengi ihanetlerin en acısı...Babanın evladını,erkeğin karısını,kadının kocasını,annenin kızını,hayatın hayatı sırtından vurduğu,kahpeliğin sınırının olmadığı,insanın insanı sattığı bir pazar burası...
At izinin it izine,dostluğun kalleşliğe,vicdanın ihanete,sevginin nefrete,doğrunun yalana karıştığı Yaslıhan kasabası...
En büyük acılarla,en büyük yaslarla sınıyor aileleri Yaslıhan,adı gibi hem yaslı hem acılı...
Aile sevgisini hiç tatmayan,bu sıcaklığı içinde hissetmeyen,en büyük darbeyi anne,baba ve kardeşlerinden gören bir çocuğun duyguları nasılsa kahperengi de öyle işte...

"Kahperengi"etrafı acılarla örülmüş Narin'in hayata karşı dik duruşunu,tavizsiz kişiliğini,bataklıktan nasıl çıktığının akıllara durgunluk veren hikayesi...Geçmişiyle içinde ki hesaplaşmayı bir türlü bitiremeyen Narin'in geçmişle tekrar yüzleşirken çektiği acılar bir türlü peşini bırakmıyor...
Ve sormadan edemiyor insan...Geçmişi geçmişte bırakmak mümkün mü...Yoksa hesaplaşmadan geçmiş geçmiyor mu...

Hem kitabın hem de kitaptan uyarlanan "Merhamet"dizisinin yüreklere dokunan türküsü...
"İki keklik bir kayada ötüyor,ötme de keklik derdim bana yetiyor"...

Kitap aslinda guzel ama sonu cok degisik bitti ben daha devam eder diye dusunmustum ama bitti :(((( Kitap normalinde cok guzel okumanizi tavsiye ediyorum

şule uzundere 
01 Kas 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Kitap elinize aldığınız anda su gibi akmaya başlıyor. Kolaylıkla okunuyor ve aynı zamanda insanı etkiliyor. Özellikle Narin’in çocukluğunda yaşadığı sıkıntıları, o fakir mahallenin insanlarını ve ailesinin yaptıklarını soluksuz okudum.

Kitapla ilgili sadece iki eleştirim var, onlar da kitabın içeriğiyle alakalı değil. Kitabın ismini ve kapağını beğenmedim. Kitabın konusunu bilmeseydim Kahperengi ismini okuyunca ve kitabın kapağında çıplak bir kadın boynu olunca erotik bir kitap okuyacakmışım veya hayat kadını olan bir kadın anlatılıyormuş gibi hissederdim herhalde. Halbuki kitabın içeriğiyle kapağının ve isminin hiç alakası yok. Okuyucuya yanlış bir izlenim veriliyor. Bunun dışında kitapta eleştirebileceğim bir şey yok. Kahperengi size gönül rahatlığıyla önerebileceğim bir kitap. Eğer henüz okumadıysanız mutlaka okuyun.

Derya Berber Tali 
13 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 2 günde · 8/10 puan

Hani hepimizin izlemesek de bildiğimiz diziler vardır. Fakir ailenin genç kızı ve aile bireyleri içkici babadan şiddet görür,kahraman kız bir yolunu bulup üniversiteye kapağı atar ve iyi bir kariyer elde eder..Bu sırada eskiden fakir olduğu için ulaşamadığı sevgili tesadüfen ortaya çıkar ve kız için yapmayacağı fedakarlık yoktur ..Sonu da bellidir bu dizilerin ama bile bile her bölümün de heyecanla dizinin saatini bekleriz. İşte "Kahperengi"de benim için aynen bu tanıma uygun ..Moskof Recep in yani babasının dayağına katlanan Narin ,İstanbul hukuk fakültesini kazanır ..Bir şekilde köyden çıkan Narin tesadüfler sonucu eski sevgiliyle karşılaşır ve bilinen son

Acapella Mellon 
24 Mar 2017 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Merhamet diye bir dizi vardı, çok severdim. Bu kitaptan uyarlandığını öğrenince merak edip okudum. İsimler ve belli başlı olaylar dışında diziyle bir alakası yok öncelikle. Ama kitabı sevemememin nedeni olayları çok hızlı geçmiş olması. Her şey çok hızlı oldu ve bitti. Narin ve Fırat bir an kavgalıydı bir an aşkları tekrar alevlendi kısa bir an pişmanlık duyuldu ve saçma bir şekilde tekrar kavuştular. Genelde kitapları dizilerine veya filmlerine tercih ederim ama bu kitap pek tatmin etmedi beni.

Peter McKENNITT HARPER 
30 May 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Meraktan başladığım ve ilk baştan beni çabuk sıkacağını düşündüğüm bir kitaptır. Lâkin tersine, daha dizi başlamadan heyecanla, akıcı bir şekilde bitirdim. Muhtemelen Türk çağdaş edebiyatın okuduğum ilk eseridir.

ROMANTİK AŞK 
19 Oca 21:11 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Kitap 2006 yılı İstanbul'da ve 1986 yılı Yaslıhan'daki olaylar anlatılıyor.
Narin, birbirine hiç bağı olmayan , birbirini hiç sevmeyen bir ailenin ortanca çocuğu... Yokluk içinde büyümüşler, aile de bir tek Narin kendini kurtarmış . İstanbul'da hukuk fakültesini kazanmış. Ve avukat olmuş.
Fırat ile Narin Yaslıhan da tanışıp birbirlerine aşık olmuşlar. Sonra yolları ayrılmış. Yıllar sonra Narin'in can dostunun kardeşi Irmak'ın sevgilisi olarak çıkıyor karşısına Fırat.. Aşkları tekrardan depreşiyor ama Narin, Deniz'i hiç sahip olamadığı özlem duyduğu ailesinin yerine koyduğu için Deniz'i kaybetmekten korkuyor ve Fırat ile ilişkisini bitirip Ankara'ya yerleşmeye karar veriyor. Ama Fırat Ondan vazgeçmek istemiyor.
Kitap güzeldi. Kesinlikle tavsiye ediyorum...

Beren Büyükçolak 
 24 Eyl 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kanal D 'de yayınlanan Merhamet dizisini izleyenler bu kitabı iyi bilir.Dizinin konusu bu kitaptan alınmıştır. Dizi ile kitap bire bir aynı değil önce onu söyleyeyim. Bence ikisini ayrı ayrı değerlendirmek lazım. Narin ve Deniz'in dostlukları hayran kalmamak mümkün değil... Dizideki komik anların kat ve kat fazlası kitapta mevcut. Ama okurken gözleriniz Servet karakterini arıyor. Sizde biraz değişik türde kitaplar okumak istiyorsanız şiddetle tavsiye ederim. Kitap o kadar akıcı ki nasıl bitirdiğinizi anlayamayacaksınız.

Minipamuk 
 12 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 10/10 puan

Daha önce bu kitaptan esinlenilmiş olan "Merhamet" isimli diziyi uzunca bir süre izlemiş fakat diziyi uzatmak adına konunun sakız gibi uzamasından rahatsız olup yarım bırakmıştım. O zamandan beri kitabın diziden daha güzel olduğunu duyuyordum. Öncelikle konu çok daha yalın ve kurgu daha gerçekçi. Karakterler de daha güzel işlenmiş. Arkadaşlık ve aşk üzerine derin ve içli bir kitap. Diziyle bir yerden sonra hiç ilgisi yok, okuyun derim.

Doğan Karasu 
07 Eyl 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Uzun zaman önce okuduğum Hande Altaylı'nın okuduğum ilk romanıydı.Kitap kısa bölümler halinde yazılmış. Her bölüm biraz pembe dizileri andırsa da ben gayet heyecanla okudum. Ve merak içerisinde kaldım .Sade ve akıcı dil ile yazıldığından dolayı bir iki günde okuyup bitirebilirsiniz. Bazen yazarın hayata, duygulara ve insanlara dair duygu ve düşüncelerini dile getirmesi de güzel olmuş. Anlayacağınız tavsiye edebileceğim bir roman.

4 /

Kitaptan 73 Alıntı

ecicekk 
15 Şub 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Biliyor musun," dedi Fırat, "galiba aşk birini unutamamak değil, onu her gördüğünde yeniden hatırlamak. Kaç yıl geçerse geçsin, her karşıma çıktığında aynı şekilde hissetmek."

Kahperengi, Hande AltaylıKahperengi, Hande Altaylı
NLY 
27 Eyl 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Unutulmuş biri olmak kötüydü, unutulmuş ama unutamamış biri olmak ise korkunçtu....

Kahperengi, Hande Altaylı (Sayfa 54)Kahperengi, Hande Altaylı (Sayfa 54)

"Kızgınım, çünkü kendisine yapabileceklerinin sonunu göremiyorum. Hayal gücüm buna yetmiyor.''

Kahperengi, Hande AltaylıKahperengi, Hande Altaylı
Mikail gül 
30 Eki 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 6/10 puan

İnsan ne kadar başarmış görünürse görünsün, kaybedilmiş savaşların izlerini taşıyordu. Para , unvan , aile , çocuklar ya da şöhret bunu değiştirmiyordu.
Herkesin şefkate ve anlayışa ihtiyacı vardır.
Hatta belkide ihtiyacı yokmuş gibi görünenler diğerlerinden daha çok susamıştır sevgiye. ...

Kahperengi, Hande Altaylı (Sayfa 180)Kahperengi, Hande Altaylı (Sayfa 180)
rumeysa ata 
29 Eki 2014 · Kitabı okudu · Puan vermedi

“Bir insana yüzde yüz güvenmekle yüzde doksan dokuz güvenmek arasında dağlar kadar fark vardı. Çünkü eksilen yüzde birin nereden eksildiğini bilemezdin ve dünyanın bütün kazıkları o küçük “bir”in içine saklanabilirdi. O yüzden yüzde doksan dokuz, yüzde yüze olduğundan daha yakındı yüzde sıfıra.”

Kahperengi, Hande Altaylı (Sayfa 257)Kahperengi, Hande Altaylı (Sayfa 257)