Geri Bildirim
Adı:
Kahperengi
Baskı tarihi:
Kasım 2012
Sayfa sayısı:
324
ISBN:
9786050906059
Kitabın türü:
Yayınevi:
Doğan Kitap
Romanları yayımlandığında en çok satanlar listesinden aylarca inmeyen Hande Altaylı'dan yaşamın içinden, samimi ve sarsıcı yeni bir roman.

O sabah yatakta gözlerini açtığında ise kendini iyi hissetmiyordu. Bir gece önce Fırat'ı görmek dengesini altüst etmişti. Geçmişin asla sandığımız kadar uzakta kalmadığı gerçeğiyle yüzleşmek, yeteri kadar uzağa gidemediği kaygısını doğuruyordu. Yoksa yıllar geçtikçe güçleneceğine, zayıflıyor muydu insan? Olgunlaşacağına koflaşıyor, dayanıklılığını yitiriyor muydu? Öğreneceğine unutuyor, bildiklerinden şüpheye mi düşüyordu? Geride bıraktığı onca şeyden ve onca yıldan sonra böyle yaprak gibi titremek, kendini başa dönmüş gibi hissetmesine yol açıyordu. Yürümüş, yürümüş ama hiçbir yere gidememişti. Belki de dünyanın yuvarlak olması, daima başladığın yere, yani kendine döneceğin anlamına geliyordu.

Küçük bir Anadolu kasabasından İstanbul'un ışıklı gecelerine uzanan bir yolculuğun hikâyesi. Sevginin değil, mecburiyetin birlikte tuttuğu bir ailede büyüyen Narin ilk kez âşık olduğunda yolların nihayet daha büyük yollara bağlandığını, o büyük yolların da başka şehirlere, ülkelere kavuştuğunu anlar. Ve biri gittiğinde arkasında bir yol bıraktığını. Ama o yolların nefrete, ihanete de açıldığını anlaması için aradan yılların geçmesi, dostlukların sınanması, kaybedilenlerin bulunması gerekecektir.

Aşka Şeytan Karışır ve Maraz adlı romanları yayımlandığı yıllarda en çok satanlar listesinden aylarca inmeyen Hande Altaylı'dan yaşamın içinden, samimi ve sarsıcı yeni bir roman.
(Tanıtım Bülteninden)
Kitap aslinda guzel ama sonu cok degisik bitti ben daha devam eder diye dusunmustum ama bitti :(((( Kitap normalinde cok guzel okumanizi tavsiye ediyorum
Kitap elinize aldığınız anda su gibi akmaya başlıyor. Kolaylıkla okunuyor ve aynı zamanda insanı etkiliyor. Özellikle Narin’in çocukluğunda yaşadığı sıkıntıları, o fakir mahallenin insanlarını ve ailesinin yaptıklarını soluksuz okudum.

Kitapla ilgili sadece iki eleştirim var, onlar da kitabın içeriğiyle alakalı değil. Kitabın ismini ve kapağını beğenmedim. Kitabın konusunu bilmeseydim Kahperengi ismini okuyunca ve kitabın kapağında çıplak bir kadın boynu olunca erotik bir kitap okuyacakmışım veya hayat kadını olan bir kadın anlatılıyormuş gibi hissederdim herhalde. Halbuki kitabın içeriğiyle kapağının ve isminin hiç alakası yok. Okuyucuya yanlış bir izlenim veriliyor. Bunun dışında kitapta eleştirebileceğim bir şey yok. Kahperengi size gönül rahatlığıyla önerebileceğim bir kitap. Eğer henüz okumadıysanız mutlaka okuyun.

Benzer kitaplar

Merhamet diye bir dizi vardı, çok severdim. Bu kitaptan uyarlandığını öğrenince merak edip okudum. İsimler ve belli başlı olaylar dışında diziyle bir alakası yok öncelikle. Ama kitabı sevemememin nedeni olayları çok hızlı geçmiş olması. Her şey çok hızlı oldu ve bitti. Narin ve Fırat bir an kavgalıydı bir an aşkları tekrar alevlendi kısa bir an pişmanlık duyuldu ve saçma bir şekilde tekrar kavuştular. Genelde kitapları dizilerine veya filmlerine tercih ederim ama bu kitap pek tatmin etmedi beni.
Hani hepimizin izlemesek de bildiğimiz diziler vardır. Fakir ailenin genç kızı ve aile bireyleri içkici babadan şiddet görür,kahraman kız bir yolunu bulup üniversiteye kapağı atar ve iyi bir kariyer elde eder..Bu sırada eskiden fakir olduğu için ulaşamadığı sevgili tesadüfen ortaya çıkar ve kız için yapmayacağı fedakarlık yoktur ..Sonu da bellidir bu dizilerin ama bile bile her bölümün de heyecanla dizinin saatini bekleriz. İşte "Kahperengi"de benim için aynen bu tanıma uygun ..Moskof Recep in yani babasının dayağına katlanan Narin ,İstanbul hukuk fakültesini kazanır ..Bir şekilde köyden çıkan Narin tesadüfler sonucu eski sevgiliyle karşılaşır ve bilinen son
Meraktan başladığım ve ilk baştan beni çabuk sıkacağını düşündüğüm bir kitaptır. Lâkin tersine, daha dizi başlamadan heyecanla, akıcı bir şekilde bitirdim. Muhtemelen Türk çağdaş edebiyatın okuduğum ilk eseridir.
Kanal D 'de yayınlanan Merhamet dizisini izleyenler bu kitabı iyi bilir.Dizinin konusu bu kitaptan alınmıştır. Dizi ile kitap bire bir aynı değil önce onu söyleyeyim. Bence ikisini ayrı ayrı değerlendirmek lazım. Narin ve Deniz'in dostlukları hayran kalmamak mümkün değil... Dizideki komik anların kat ve kat fazlası kitapta mevcut. Ama okurken gözleriniz Servet karakterini arıyor. Sizde biraz değişik türde kitaplar okumak istiyorsanız şiddetle tavsiye ederim. Kitap o kadar akıcı ki nasıl bitirdiğinizi anlayamayacaksınız.
Uzun zaman önce okuduğum Hande Altaylı'nın ilk romanıydı.Kitap kısa bölümler halinde yazılmış. Her bölüm biraz pembe dizileri andırsa da ben gayet heyecanla okudum. Ve merak içerisinde kaldım .Sade ve akıcı dil ile yazıldığından dolayı bir iki günde okuyup bitirebilirsiniz. Bazen yazarın hayata, duygulara ve insanlara dair duygu ve düşüncelerini dile getirmesi de güzel olmuş. Anlayacağınız tavsiye edebileceğim bir roman.
Daha önce bu kitaptan esinlenilmiş olan "Merhamet" isimli diziyi uzunca bir süre izlemiş fakat diziyi uzatmak adına konunun sakız gibi uzamasından rahatsız olup yarım bırakmıştım. O zamandan beri kitabın diziden daha güzel olduğunu duyuyordum. Öncelikle konu çok daha yalın ve kurgu daha gerçekçi. Karakterler de daha güzel işlenmiş. Arkadaşlık ve aşk üzerine derin ve içli bir kitap. Diziyle bir yerden sonra hiç ilgisi yok, okuyun derim.
Kitabı diziyi izledikten sonra okuduğum için kişilerin yerine ünlüleri koyunca daha farklı bir tat aldım sanki :) Ama film-dizi izleme konusunda maalesef çok iyi değilim kitaplar hep en güzeli ..Keyifli okumalar dilerim
Hande Altaylı'nın okuduğum ikinci kitabı. Yazımı , dili çok güzel tadı damağımda kalarak bitirdiğim bir kitap oldu yine. Merhamet dizisini bilenler için yabancı gelemeycek konusu. İyi ki filmini izlememişim dedim. Gerçi oyuncular gözümde canlandı hep okurken.:) Kenar mahallede büyüyen Narinin hikayesi. Hayat, kader, baht yine bunları uzun uzun sorguladım.
"Biliyor musun," dedi Fırat, "galiba aşk birini unutamamak değil, onu her gördüğünde yeniden hatırlamak. Kaç yıl geçerse geçsin, her karşıma çıktığında aynı şekilde hissetmek."
Unutulmuş biri olmak kötüydü, unutulmuş ama unutamamış biri olmak ise korkunçtu....
İnsan ne kadar başarmış görünürse görünsün, kaybedilmiş savaşların izlerini taşıyordu. Para , unvan , aile , çocuklar ya da şöhret bunu değiştirmiyordu.
Herkesin şefkate ve anlayışa ihtiyacı vardır.
Hatta belkide ihtiyacı yokmuş gibi görünenler diğerlerinden daha çok susamıştır sevgiye. ...
Bir insana yüzde yüz güvenmekle yüzde doksan dokuz güvenmek arasında dağlar kadar fark vardı. Çünkü eksilen yüzde birin nereden eksildiğini bilemezdin ve dünyanın bütün kazıkları o küçük “bir”in içine saklanabilirdi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kahperengi
Baskı tarihi:
Kasım 2012
Sayfa sayısı:
324
ISBN:
9786050906059
Kitabın türü:
Yayınevi:
Doğan Kitap
Romanları yayımlandığında en çok satanlar listesinden aylarca inmeyen Hande Altaylı'dan yaşamın içinden, samimi ve sarsıcı yeni bir roman.

O sabah yatakta gözlerini açtığında ise kendini iyi hissetmiyordu. Bir gece önce Fırat'ı görmek dengesini altüst etmişti. Geçmişin asla sandığımız kadar uzakta kalmadığı gerçeğiyle yüzleşmek, yeteri kadar uzağa gidemediği kaygısını doğuruyordu. Yoksa yıllar geçtikçe güçleneceğine, zayıflıyor muydu insan? Olgunlaşacağına koflaşıyor, dayanıklılığını yitiriyor muydu? Öğreneceğine unutuyor, bildiklerinden şüpheye mi düşüyordu? Geride bıraktığı onca şeyden ve onca yıldan sonra böyle yaprak gibi titremek, kendini başa dönmüş gibi hissetmesine yol açıyordu. Yürümüş, yürümüş ama hiçbir yere gidememişti. Belki de dünyanın yuvarlak olması, daima başladığın yere, yani kendine döneceğin anlamına geliyordu.

Küçük bir Anadolu kasabasından İstanbul'un ışıklı gecelerine uzanan bir yolculuğun hikâyesi. Sevginin değil, mecburiyetin birlikte tuttuğu bir ailede büyüyen Narin ilk kez âşık olduğunda yolların nihayet daha büyük yollara bağlandığını, o büyük yolların da başka şehirlere, ülkelere kavuştuğunu anlar. Ve biri gittiğinde arkasında bir yol bıraktığını. Ama o yolların nefrete, ihanete de açıldığını anlaması için aradan yılların geçmesi, dostlukların sınanması, kaybedilenlerin bulunması gerekecektir.

Aşka Şeytan Karışır ve Maraz adlı romanları yayımlandığı yıllarda en çok satanlar listesinden aylarca inmeyen Hande Altaylı'dan yaşamın içinden, samimi ve sarsıcı yeni bir roman.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 736 okur

  • Sema Balyiyen
  • Mor Vampirella
  • Undómiel (Merve D.)
  • Nur Meral
  • Harika kavaklı
  • mahmut ferhat alptekin
  • pina
  • Edus Lasyos
  • Tuğçe Erkol
  • Fatma Bahçe

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.4
14-17 Yaş
%1.2
18-24 Yaş
%16.9
25-34 Yaş
%26.8
35-44 Yaş
%32.6
45-54 Yaş
%16.6
55-64 Yaş
%1.5
65+ Yaş
%0.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%90.9
Erkek
%9.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25.3 (43)
9
%22.9 (39)
8
%21.8 (37)
7
%11.2 (19)
6
%10 (17)
5
%2.9 (5)
4
%3.5 (6)
3
%1.8 (3)
2
%0.6 (1)
1
%0

Kitabın sıralamaları