Hande Altaylı

Hande Altaylı

7.8/10
383 Kişi
·
1.425
Okunma
·
57
Beğeni
·
3.797
Gösterim
Adı:
Hande Altaylı
Unvan:
Gazeteci, Yazar
Doğum:
Edremit, 1971
Yazar 1971 yılında Edremit’te doğdu. Galatasaray Lisesi’nin bitirdi. Boğaziçi Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi okudu. Çeşitli ajanslarda reklâm yazarlığı yaptı ve şarkı sözleri yazdı. İlk romanı Aşka Şeytan Karışır, 2006 yılında yayınlandı ve o yılın en çok satan kitapları arasında yer aldı. İkinci romanı Maraz, 2009 yılında okuyucuyla buluştu
Ölümün yakışmadığı insanlar vardı, dünyayı daha güzel bir yer yapan, hayata renk katan insanlar... Çıkıp giderlerken ışığı da kapatanlar, bizi karanlıkta bırakanlar.
"Biliyor musun," dedi Fırat, "galiba aşk birini unutamamak değil, onu her gördüğünde yeniden hatırlamak. Kaç yıl geçerse geçsin, her karşıma çıktığında aynı şekilde hissetmek."
Birbirine aşık iki insanı ayıran azgın bir nehir olduğunu öğrendi. Korkular, kompleksler, beklentiler, egolar, şüpheler ve kaygılar nehriydi bu... Güçlü akıntıların etkisiyle zaman zaman kabaran ve bulanıklaşan bu hırçın suyun öteki yanındaki sevdiğinize ulaşmak için tek bir şansınız vardı: Sadece onun aşkına güvendiğinizde varolan bir asma köprü... Bazen onun sevgisinden şüpheye düşerdiniz. O zaman köprünüz zayıflar, onu tutan halatlardan bazıları kopar ve karşıya geçmek güçleşirdi. Yine de sağlam kalan bir kaç halatın sayesinde geçerdiniz. Ama bazen öyle anlar gelirdi ki sevildiğinize dair tüm inancınızı yitirirdiniz. İşte böyle zamanlarda kabaran dalgalar biricik köprünüzü yıkar, sular batıp çıkan tahta ve halat parçacıklarını uzaklara götürürdü. Öteki kıyıda duran sevgilinize bakardınız ve ona tekrar kavuşmanın bir yolunu arar ama bir türlü bulamazdınız. Böyle zamanlarda bazıları çare kalmadığını görüp nehrin yanından uzaklaşırlar, bazıları da kendini azgın sulara atıp karşıya yüzerek geçmeyi denerlerdi. Ama sevildiğini bilmeden ve sadakatten emin olmadan girilen bu nehirdeki akıntılar böyle bir yolculuğa izin vermezdi. Ya egonuz ve beklentileriniz sizi boğardı ya da şüpheleriniz ve korkularınız... Yine de yüzmeye çalışanlardan bazıları hiç vazgeçmezler ve ömürlerini aslında bataklık olan o karanlık sularda çırpınarak geçirirlerdi. Çünkü akıllarına yakınlarda bir yerlerde başka bir aşk ve başka bir nehir daha olabileceği gelmezdi. Daha ilk baştan nehri geçemeyeceğini anlayıp uzaklaşanlarsa, hayatları boyunca 'acaba yüzebilir miydim' diye sormaktan kendilerini alamazlardı.
Unutulmuş biri olmak kötüydü, unutulmuş ama unutamamış biri olmak ise korkunçtu....
"Kızgınım, çünkü kendisine yapabileceklerinin sonunu göremiyorum. Hayal gücüm buna yetmiyor.''
Sıradan insanlar yoldan çıkmaz,en masumlar günahkâr olmaz , iyiler kötülük yapmazdı;eğer aşka şeytan karışmasaydı...
Aslı gerçekten çok güçlü bir karakter ölümlere aldatmalara olan onca şeye rağmen ayakta durabiliyor.Kitabın sonunda Devrimle evlenir diye düşünüyordum.Bambaşka bir sonla karşılaştım.Herkese iyi okumalar..
Kitap aslinda guzel ama sonu cok degisik bitti ben daha devam eder diye dusunmustum ama bitti :(((( Kitap normalinde cok guzel okumanizi tavsiye ediyorum
Boş bir gününüzde elinize alırsanız eğer, en fazla 4 saatte bitirirsiniz bu kitabı. Öylesine sürükleyici. Kitap, adeta filmlere taş çıkartacak derecede güzel betimlemelerle süslenmiş. Sanki siz okuyorsunuz, birisi de karşınızda rolleri üstleniyor. Herkesin kendi halinde yaşadığı zannedilen ufak bir köyün sırları yavaş yavaş dökülüyor uğursuz Meryem ve deli Kazım'ın evlenmesiyle. 'Kimseye güvenme' mesajını çok güzel bir olay örgüsüyle vermiş Hande Altaylı. Okumanız dileğiyle.
Kitap elinize aldığınız anda su gibi akmaya başlıyor. Kolaylıkla okunuyor ve aynı zamanda insanı etkiliyor. Özellikle Narin’in çocukluğunda yaşadığı sıkıntıları, o fakir mahallenin insanlarını ve ailesinin yaptıklarını soluksuz okudum.

Kitapla ilgili sadece iki eleştirim var, onlar da kitabın içeriğiyle alakalı değil. Kitabın ismini ve kapağını beğenmedim. Kitabın konusunu bilmeseydim Kahperengi ismini okuyunca ve kitabın kapağında çıplak bir kadın boynu olunca erotik bir kitap okuyacakmışım veya hayat kadını olan bir kadın anlatılıyormuş gibi hissederdim herhalde. Halbuki kitabın içeriğiyle kapağının ve isminin hiç alakası yok. Okuyucuya yanlış bir izlenim veriliyor. Bunun dışında kitapta eleştirebileceğim bir şey yok. Kahperengi size gönül rahatlığıyla önerebileceğim bir kitap. Eğer henüz okumadıysanız mutlaka okuyun.
Yazarın okuduğum ilk kitabı.. Okurken sanki sinemada film izliyormuşum gibi yer yer gülümseten ama daha çok hüzünlendiren bir kitap.. Hepimiz birilerini hayatımızın odak noktası yapabiliyoruz o birileri zaman xaman şansımız ama daha çokta hatamız oluyordu. İşte Meryem de Aliçoyu hayatına alarak en büyük hatayı yapmıştı. Çok beğendim muhteşem bir kitaptı ben çok sevdim mutlaka okumalısınız
Okuduğum ilk hande Altaylı kitabı ve beklentimin çok üstünde oldu.. Merhemin hikayesi beni oldukça etkiledi. Çakalağzı köyünde yaşayan meryem aliçoyla birlikte olur onu sever ama aliço 'nun gözü dışarıdadır. Meryem 'i ailesi ağa oğlu olan Kazım 'la evlendirir. Kazım küçüklükte yaşadığı bir kaza sonucu aklı dengesini kaybeder. Meryem Kazım la evliyken aliço ile hala görüşmeye devam eder ve bir gün çok güvendiği aliçonun onu bakkalın karısı ile aldattığını öğrenir ve.......
Daha fazla anlatmayayım burdan sonrası daha da güzel. Keyifli okumalar.
Merhamet diye bir dizi vardı, çok severdim. Bu kitaptan uyarlandığını öğrenince merak edip okudum. İsimler ve belli başlı olaylar dışında diziyle bir alakası yok öncelikle. Ama kitabı sevemememin nedeni olayları çok hızlı geçmiş olması. Her şey çok hızlı oldu ve bitti. Narin ve Fırat bir an kavgalıydı bir an aşkları tekrar alevlendi kısa bir an pişmanlık duyuldu ve saçma bir şekilde tekrar kavuştular. Genelde kitapları dizilerine veya filmlerine tercih ederim ama bu kitap pek tatmin etmedi beni.
Hani hepimizin izlemesek de bildiğimiz diziler vardır. Fakir ailenin genç kızı ve aile bireyleri içkici babadan şiddet görür,kahraman kız bir yolunu bulup üniversiteye kapağı atar ve iyi bir kariyer elde eder..Bu sırada eskiden fakir olduğu için ulaşamadığı sevgili tesadüfen ortaya çıkar ve kız için yapmayacağı fedakarlık yoktur ..Sonu da bellidir bu dizilerin ama bile bile her bölümün de heyecanla dizinin saatini bekleriz. İşte "Kahperengi"de benim için aynen bu tanıma uygun ..Moskof Recep in yani babasının dayağına katlanan Narin ,İstanbul hukuk fakültesini kazanır ..Bir şekilde köyden çıkan Narin tesadüfler sonucu eski sevgiliyle karşılaşır ve bilinen son
Maraz' ı okuduktan sonra aldım bu kitabı ve Aslı' yı her iki kitapta kullanması da çok hoşuma gitti.Hikaye ağı çok iyi,anlatım oldukça akıcı,konu ilginç ve kitabın sonu da çarpıcı idi.Böyle bir son kitabı basit bi aşk romanı olmaktan çıkarıp etkileyici ve sürükleyici bir hayat hikayesine dönüştürmüş.GENÇ,TÜRK,KADIN,YAZAR bu kelimeler ne yazık ki bir araya nadiren geliyor.Ama Hande Altaylı da tam karşılıklarını mükemmel olarak bulmuşlar.Yeni kitaplarını sabırsızlıkla bekliyorum.
Uzun zaman önce okuduğum Hande Altaylı'nın ilk romanıydı.Kitap kısa bölümler halinde yazılmış. Her bölüm biraz pembe dizileri andırsa da ben gayet heyecanla okudum. Ve merak içerisinde kaldım .Sade ve akıcı dil ile yazıldığından dolayı bir iki günde okuyup bitirebilirsiniz. Bazen yazarın hayata, duygulara ve insanlara dair duygu ve düşüncelerini dile getirmesi de güzel olmuş. Anlayacağınız tavsiye edebileceğim bir roman.

Yazarın biyografisi

Adı:
Hande Altaylı
Unvan:
Gazeteci, Yazar
Doğum:
Edremit, 1971
Yazar 1971 yılında Edremit’te doğdu. Galatasaray Lisesi’nin bitirdi. Boğaziçi Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi okudu. Çeşitli ajanslarda reklâm yazarlığı yaptı ve şarkı sözleri yazdı. İlk romanı Aşka Şeytan Karışır, 2006 yılında yayınlandı ve o yılın en çok satan kitapları arasında yer aldı. İkinci romanı Maraz, 2009 yılında okuyucuyla buluştu

Yazar istatistikleri

  • 57 okur beğendi.
  • 1.425 okur okudu.
  • 13 okur okuyor.
  • 263 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları