Adı:
Maraz
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
200
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751413451
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Yayınevi
Bazen hayatın sigortası atar; ışıklar söner ve her yer karanlığa gömülür. Sesler seslere, nefesler nefeslere karışır; doğrular yalana bulanır.
Gözbebekleri büyür, gözbebekleri küçülür…

Maraz, hiç beklemediği bir anda kendi karanlığında kalan genç bir kadının, Aslının hikâyesi. Aniden tuzla buz olan bir evlilik ve sonrasında büyük bir hızla tersine dönmeye başlayan dünya…

"... Çocukken dünya kocaman bir oyun bahçesiydi ve senindi. Bilinmezdi, heyecanlıydı ve hayal kurabildiğin ölçüde sana aitti. Geleceği bilmiyordun ama onu gönlünce şekillendirebileceğine inancın vardı. Her şey ama her şey bir ihtimaldi. Dünyayı güzel kılan da, işte o ihtimallerdi.

"Yaşlanmak ise ihtimallerin azalmasıydı.

Sahip olamayacağını bilerek bakmaktı etrafa, geçmiş olsun demekti. Asla o kitaptaki adam ya da kadın olamazdın artık. Sınırlı mutluluklar dönemine hoş geldiniz yazan görünmez bir tabelanın altından geçerdin!"
Aslı gerçekten çok güçlü bir karakter ölümlere aldatmalara olan onca şeye rağmen ayakta durabiliyor.Kitabın sonunda Devrimle evlenir diye düşünüyordum.Bambaşka bir sonla karşılaştım.Herkese iyi okumalar..
Yine bir Hande Altaylı romanı yine harika geçen birkaç saat. Kitaptaki Ali karakterinin anlatılma tarzını inanılmaz beğendim. Hepimizin çevresinde bu tip insanlar var ve kitabı okurken işte dedim çevremdeki bazı insanları birebir anlatmış. Ben asla bu kadar net bir şekilde anlatamazdım. Ayrıca Aslı karakteri gerçekten çok sağlam ve güçlü olmuş. Özellikle Ali gibi sümüksü bir karakterin yanında daha fazla "ben buradayım" diye bağırıyor. Yalnızca kitapta arkadaşlar arasındaki iletişim hoşuma gitmemişti fakat biraz düşününce tam da bu şekilde arkadaşlıkların günümüzdeki arkadaşlık tanımına çok uyduğunu fark ettim. Kısacası: Alın ve Okuyun. İlişkiler, evlilikler, aile içi huzursuzluk, arkadaşlık ilişkileri, komşuluk gibi pek çok konuyu size baştan düşündürtecek bir kitap.
Aşka Şeytan Karışır çok daha güzel bir kitaptı. Bu kitabı beni hayal kırıklığına uğrattı. Aşkı çok fazla basite indirgemiş bu kitapta. 10 yıllık yaşadığı aşkı bir başka kadın için bırakan bir adamdan medet ummamak lazım bence ama bunun adı aşk olmuş işte.
Yaşadığı o kadar zorluğa rağmen Aslı'nın yıkılmaz bir kale gibi sağlam durması gerçekten çok güzeldi. Müthiş bir insan olduğunu düşünüyorum, ki yaşadıkları da öyle kolay şeyler değil yani.Bu kadar acıya rağmen kardeşini de o şekilde kaybetmesi beni derinden yaralamıştı. Kahperengi ve Aşka Şeytan karışır romanlarına göre beni daha fazla etkilemişti. Ama Hande ALtaylı'ya da açıkçası iki romanında da Aslı ismini kullanmasına kızdım ve açıkçası oldukça anlamsız buldum .
Bitti !!!
Hande Altaylı’nın okuduğum ikinci kitabı ve Harika bir dili var kitaplarının. Sıkmadan hatta elden hiç bırakılmadan okunacak gibi YAni.
Kitabın konusuna gelince, kitabın baş kahramanı Aslı. Bir gün ilk sevgilisi Cenk’in ölüm haberini alıyor ve cenazesine gidiyor. En yakın arkadaşlarıyla birlikte cenaze çıkışı eve gittiklerinde artık hayat Aslı için çok farklı bir hal alıyor. Çünkü telefonda eşiyle konuşuyor ve açık kalan telefon hayatında büyük değişiklikler yapmasına sebep oluyor. Elimden bırakmadan 3-4 saatte okuduğum bir kitap oldu. Kesinlikle tavsiye ediyorum çok güzeldi. 10/10
"GENÇ,TÜRK,KADIN,İYİ YAZAR" bu ifadeleri hakeden ve Bestseller kitaplar yapabilecek çok az insan ( E. Şafak gibi) olduğunu düşünüp bi kadın olarak önyargıyla aldım kitabı.Ama bırakın iyiyi mükemmel buldum.Hikaye de çok güzeldi,anlatım dili de karakter işlenişi de, olay ağı da.Sayfaları merakla çevirip;acıları derinden yaşayarak okuyorsunuz ve "Son" da keyif veriyor.Üstelik Aslı'yı Aşka Şeytan Karışır'ın kahramanı olması da çok hoş olmuş(farklı bi Aslı olsa da akılda kalıyor)
Anlatımı sade olmasına rağmen beğendim mi beğenmedim mi bilemiyorum :) Aşka şeytan karışır daha sürükleyici ve daha içine çeken bir kitaptı benim için
Bir günde okuyabileceğiniz, film tadında, sizi yormayacak bir dilde yazılmış sıradan bir hikaye. Kötü bir toman diyemem ama fazlaca yalın olmuş. Zaman kaybı da değil bence hoş bir kitap olmuş.
kitap biraz basitti evet doğru ama okurken hiç böyle düşünmedim. çünkü kitapta herkesin başına gelebilecek olaylar anlatılıyor. kitap bana gayet içten geldi.
bu olmadı , bu romanı beğenemedim. halbu ki bi DELİCE bi Kahperengi böylemiydi .. yine de puan vermek gerekirse 1 puan hakkıdır. oku geç bir kitap ..
Hande Altaylı'nın okuduğum ilk kitabı. Akıcı ve sade bir dille yazılmış. Ne demek istediğini net bir şekilde, okuyucuya aktarıyor. Bu da kitabı kolay okumanıza neden oluyor. Hande Altaylı bu kitabı yazarken kim bilir kaç kişi bir anda kendi karanlığın da kalmıştır. Ve kim bilir kaç kişi bu karanlığın içinden geçme becerisini gösterebilmiş ya da kaç kişi karanlıkta kaldığını bildiği halde bu karanlıkta kalmayı seçmiştir. İnsanların düzgün giden yaşantılarının bir anda tepetaklak olabileceğini yalın bir dille aktarmış. Sorunlu bir evlilikte büyüyen ana karakter Aslı'nın, evliliğinde bir anda oluşan sorunun aslında evlilik sürecinde farkında olup nasıl göz ardı ettiğini ki bir çok insanın yaşantısında görüp de görmemezlikten geldiği sezdiği şeylerin nasıl birden gün yüzüne çıktığını öğrenmek isterseniz kitabı okuyun derim ben.
Emanet kitap olduğu için çabucak okuyup, teslim edeyim diye düşünürken, tamamen farkında olmadan kitabın bittiğini anladım. Hayatı çıkmaza giren bir kadının, küllerinden yeniden doğması diyebilirim. Ancak kitabın sonu hiç tahmin edilmeyen bir şekilde bitiyor. Kitap sonuyla beklenti dışı olsa da, beğeneceğimi düşündüğüm beklentimde hayal kırıklığı yaşatmadı.
Hayat toplamış, çıkarmış, çarpmış, bölmüş sen de artmışsın gibi..
Sağ tarafı hiç bozulmamış bir yatağın solunda tek başına uyanınca bir başına olduğunu anlıyor insan....
ALIŞMAK;beş duyuyla yapılan bir şeydi.Kulaklarınız yeni birinin sesine,onun sevdiği müziğe,uykuda nefes alışına alışmalıydı;diliniz onun tadına,sevdiği yemeklere,içtiği içkilere...
Çoğunluğun herkesi kendine benzemek zorunda bırakması, benzemeyenleri horlaması ve normal adını verdiği bir şeyi dayatıp durması hoşuma gitmiyor.
Bazı anlar kendi büyüsünü yaratır ve duyguların taklitleri asıllarını aratmayacak koyulukta ortaya çıkar; samimiyetinden şüpheye düşmeyecek kadar inanırsınız yaşadığınız gerçekliğe.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Maraz
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
200
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751413451
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Yayınevi
Bazen hayatın sigortası atar; ışıklar söner ve her yer karanlığa gömülür. Sesler seslere, nefesler nefeslere karışır; doğrular yalana bulanır.
Gözbebekleri büyür, gözbebekleri küçülür…

Maraz, hiç beklemediği bir anda kendi karanlığında kalan genç bir kadının, Aslının hikâyesi. Aniden tuzla buz olan bir evlilik ve sonrasında büyük bir hızla tersine dönmeye başlayan dünya…

"... Çocukken dünya kocaman bir oyun bahçesiydi ve senindi. Bilinmezdi, heyecanlıydı ve hayal kurabildiğin ölçüde sana aitti. Geleceği bilmiyordun ama onu gönlünce şekillendirebileceğine inancın vardı. Her şey ama her şey bir ihtimaldi. Dünyayı güzel kılan da, işte o ihtimallerdi.

"Yaşlanmak ise ihtimallerin azalmasıydı.

Sahip olamayacağını bilerek bakmaktı etrafa, geçmiş olsun demekti. Asla o kitaptaki adam ya da kadın olamazdın artık. Sınırlı mutluluklar dönemine hoş geldiniz yazan görünmez bir tabelanın altından geçerdin!"

Kitabı okuyanlar 159 okur

  • Mahpuker Sönmez
  • Özge
  • emel balcı
  • kezban kaplan
  • Berfin Alkan
  • Ck
  • Kubra
  • Mert Yaylacı
  • Gamze Hasoğlu
  • Cagla Kır

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.5
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%10.4
25-34 Yaş
%28.6
35-44 Yaş
%39
45-54 Yaş
%14.3
55-64 Yaş
%1.3
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%90.6
Erkek
%9.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%21.6 (11)
9
%9.8 (5)
8
%17.6 (9)
7
%27.5 (14)
6
%15.7 (8)
5
%2 (1)
4
%2 (1)
3
%2 (1)
2
%0
1
%2 (1)