Mucize beklemeye gerek yok.
Alıp verdiğimiz her nefes,bir yaşamak bir de ölmektir ve bu hayattaki en hakiki mucizedir. Herkes birbirini eziyorken bile karıncaları ezmemeli. Unutma; sende bir karıncasın. Bende bir karıncayım. “Olursa olur,olmazsa rakı içeriz”
Denizciler arasında “tekne adlarının dişi olması fenomeni”nin sırrı,dilsel bir durumdan ziyâde romantik bir gerekçeyle açıklanır. Tarihsel süreçte tekne sahiplerinin çok büyük bir bölümü erkelerdir. Teknelere isim koyanlar da yaygın şekilde erkekler olduğundan, tekne sahibi erkekler, hayatlarında iz bırakmış kadınların,annelerinin,eşlerinin,sevgililerinin,kızlarının yada hayranlık duydukları kadınların isimlerini, gözbebekleri olan teknelerine de isim olarak uygun görmüşlerdir. Engin denizlere açılan erkek denizciler, suyun ortasında seyir halindeyken, dişi huylu teknelerinin kendilerini tıpkı bir “ana rahmi” gibi koruduklarına,karaya sağ salim dönebilmeleri yolunda dişi bir ruhun kendilerine şefkatle eşlik ettiğine inanmışlardır. Bu sebeple aileye mensup kadın isimleri,kutsal tanrıça isimleri,kraliçe,prenses ve sultan isimleri ya da mensubu olunan ulusun kahramanı olan kadınların isimleri gibi dişil isimler “tekne ismi” olarak oldukça rağbet görmüştür.