"-...Allah yolunda cihad eden bir milleti
Cenâb-ı Allah’ın nasıl azîz kıldığını, o yoldan
vazgeçince de nasıl zelîl eylediğini anlamak
isteyenler, şu Türk Milleti’ne baksınlar. Bakınız,
onlar, Allah yolunda cihâd ederken şu Hicaz
Kıtası’na anlı-şanlı paşalar, vâlîler, kumandanlar
gönderirlerdi. Allah’ın dîni uğruna cihad etmekten vazgeçince, eli kazma kürekli amele göndermeye başladılar. Bu azîm fark, onların Allah yolunda
cihâd etmekten vazgeçmiş olmalarından başka bir sebeple îzâh edilemez....”
Namaz kılmayan bir adamın namaza
başlaması sağlansa onun şu fiilinden hâsıl olan
sevabın aynısı sebep olana da yazılır. Failin
sevabından da bir şey eksilmez.
Peygamber (a.s.) buyuruyor ki:
“Mahşer zamanı Cenâb-ı Hak hitab edecek:
،،-Şu insanlar kendi nefsânî arzularını tatmin
için neler sarfettilerse ortaya gelsin!.”
Hanlar, hamamlar, zîynet eşyaları, banknot
desteleri ortaya gelecek. Sonra yine hitab edecek:
“-Benim rızamı kazanm ak için neler
sarfettilerse şimdi onlar gelsin!.”
Bu sefer de eski ayakkabılar, eski elbiseler,
bozuk paralar.ilh. ortaya gelecek, o zaman da
Allah Teâlâ şöyle hitab edecek:
“-Ey İnsanlar!.. Sizi ben yoktan var eyledim.
Size el-ayak, vücûd sıhhat verdim. Ananızdan
çıplak doğdunuz. Sonra size mal-mülk, evlâd-ü
iyal verdim. Neyiniz varsa benim ikramım olduğu
hâlde rızâmı kazanmak için Ş"U basit ve sefil
şeyleri ٠ sarfetmeye mukabil kendi nefsânî
arzularınızı tatmin için şu m uhteşem ikramlarda
bulundunuz! Şimdi hakkınızdaki hükmü siz
kendiniz veriniz!”