“ Diyarbakır Cezaevi’nde yaşlı bir adam varmış, her gün gördükleri işkence nedeniyle gerçeklik duygusunu yitirmiş. Koğuşundaki arkadaşlarına, aslında öldüklerini ve cehenneme düştüklerini söylemiş. Bu cezaevi cehennem, bizler ölüyüz, gardiyanlar da başımızda bekleyen zebaniler demiş. Yanındaki gençler onu ikna etmeye çalışmış. Peki, görüş günlerinde bizi ziyarete gelen ailelerimiz de mi gerçek değil diye sormuşlar. Onlar, demiş yaşlı adam, mezarımızın başına gelip ağlayan yakınlarımız, biz onların bizimle konuştuklarını sanıyoruz. Bir süre sonra yaşlı adamın tahliyesine karar verilmiş. İnanmamış adam. Cehennemden nereye çıkılabilecek ki? Korkmuş. Cezaevinden salınacağı gün kalbi durmuş.”
“ Herkesin ruhuna uygun mezartaşları yaptığını söylediler. Bana da yap bir tane. Benim mezartaşım şunu söylesin kainata: Tanrı’nın tek kötülüğü, var olmamasıdır. “