Hayatınız geceleyin ateş böceğinin bir parlayıp sönmesi kadar kısa. Çok kısa bir süre için buradasınız. Yaptığınız şeylerin boşuna olduğunu tamamen kabullenirseniz, bunun bir oyun olduğunu anlar ve bence büyük bir mutluluk ve huzur bulursunuz. Ama eğlenceli bir oyun bu. Önemli olan ise hayatın içinden geçerken kendi realitenizi deneyimlemenizdir. Neden mümkün olan en olumlu şekilde yorumlamayasınız ?
Julius Caesar’ın ünlü sözüdür: “ Yapılsın istiyorsan git. İstemiyorsan birini gönder.” Yani eğer bir işin doğru yapılmasını istiyorsanız kendiniz gidip yapmalısınız. Yönetici olursanız işin sahibi sizsinizdir. İşi önemsersiniz ve harika bir iş çıkarırsınız. Vekil olursanız ve işi başkasının adına yapacak olursanız, kötü iş çıkarabilirsiniz. Önemsemezsiniz.
“Överken özel , yererken genel davran.”
Birini eleştirecekseniz doğrudan kişiyi eleştirmeyin, genel yaklaşımı ya da faaliyetler bütününü eleştirin. Birini övmeniz gerekiyorsa her zaman övdüğünüz şeyin en iyi örneği olacak kişiyi bulmaya çalışın ve o kişiyi özel olarak övün. O zaman tüm insanlarda var olan egolar ve kimlikler aleyhinize çalışmaz. Sizin için çalışırlar.
Duyduğum en yaygın kötü öğüt, “Daha çok gençsin,” oluyor. Tarihin çoğu gençler tarafından yazılmıştır. Sadece daha ileri yaşlarda takdir toplarlar, o kadar. Bir şeyi gerçekten öğrenmenin tek yolu onu yapmaktır. Evet, öğütleri dinleyin. Ama beklemeyin.