Dyatlov bu stajyerleri ölüme yollamıştı...Stajyerler, tahrip olan odalar ve asansörlerin yanından ilerleyerek devasa reaktör odasına ulaştıklarında burada sadece bir dakika kaldılar-gördükleri akıllarını başlarından almıştı- ama bu bile yeterliydi. Bir kaç hafta sonra hayatlarını kaybettiler.Maruz kaldıkları devasa miktarda radyasyondan koyu kahverengiye dönmüş halde Ünite 4'ün kumanda odasına geldiklerinde , ikili reaktörün artık orada olmadığını söyledi. Dyatlov onlara inanmadı ve yanlış görmüş olduklarında ısrarcıydı: Reaktör sağlamdı, patlama acil durum tankındaki oksijen/hidrojen karışımından dolayı meydana gelmişti. Çekirdeğe su verilmeliydi !
Bulduğun şey, saf maddeden yapılmışsa hiçbir zaman çürümeyecektir. Ve oraya bir gün geri döneceksin. Bir yıldız patlaması gibi bir anlık ışıktan başka bir şey değilse o zaman geri dönüşünde hiçbir şey bulamayacaksın. Gene de en azından bir ışık patlaması görmüş olacaksın. Yalnızca bu bile,yaşamış olmanın zahmetine değer.