Haset bir eksiklik. Onda var,bende yok hissi. Hatta onda da olmasın isteği. Kıskançlık ise var olanı kaybetme korkusu. Bizim için önemli bir ilişkiyi üçüncü bir kişi nedeniyle kaybetme endişesi. Kardeşi doğacağı zaman annenin ilgisini ve sevgisini kaybedeceğinden korkan bir çocuk gibi...
Bence de insanları yıllar değil yılgınlıklar yaşlandırıyor. Daha tıbbi bir dille yazarsam, strese bağlı kortizol hormonuyla aramıza mesafe koymamız gerekiyor.
Aman Tanrım! Başıma gelen! Düşünsene! Vay Vay! Mr. Darcy! Kimin aklına gelirdi! Ama cidden sahi mi ? Ah! Biricik Lizzy'm benim! Ne kadar zengin ve güçlü olacaksın! Ne harçlığın, ne mücevherlerin, ne arabaların olacak! Jane'inkiler solda sıfır... hiç yani. Nasıl sevindim... nasıl mutlu oldum. Ne cazip bir adam!.. öyle yakışıklı!.. öyle uzun boylu!.. Ah biricik Lizzy'm benim! Lütfen benim adıma özür dile eskiden onu hiç sevmediğim için.
Çocukken bana neyin doğru olduğu öğretildi, ama huyumu düzeltmem öğretilmedi. İyi ilkeler edindim, ama onları gurur ve böbürlenme içinde takip etmeye bırakıldım.