Böylece, kadınlar, gerektiğinde, hapishane duvarlarına mavi gökyüzünün resmini çizebilirler. Çileler yanarsa, daha fazlasını eğirirler. Ekinler tahrip olursa, hemen daha fazlasını ekerler. Hiçbir şeyin bulunmadığı yerlere kapılar çizer, bu kapıları açar, oradan yeni yollara ve yeni hayatlara geçerler. Vahşi doğa sebat edip hüküm sürdüğü için, kadınlar da sebat edip hüküm sürerler.
Ördek yavrusu ölümün eşiğinden dönmüştür. Yalnız, üşümüş, donmuş, sıkıntılı, kovalanmış, ateş edilmiş, umudunu kesmiş, besinsiz, yoldan çıkarak sınırların dışına atılmış, hayatın ve ölümün kenarında daha sonra ne olacağını bilemez halde bulmuştur kendini. Ve şimdi öykünün en önemli kısmı gelmektedir: İlkbahar yaklaşır, yeni hayat hızlanır, yeni bir fırsat, yeni bir deneme mümkün olur. Yaratıcı hayatınız için, yalnızlığınız için, olma ve yapma zamanınız için, asıl hayatınız için en önemli şey devam etmek, direnmektir; devam etmek, çünkü vahşi doğanın vaadi şudur: Kıştan sonra, her zaman ilkbahar gelir.