(Spoiler içerir)
Kinyas ve Kayra
Hiçbir şey yok! Her şey var!
Kendi benliğinden uzaklaşıp dengesizliğin merkezi üçüncü dünya bölgesi Afrikaya kaçan, çocukluktan beri arkadaş olan iki adamın 'hiçbir şeye ' ve 'her şeye' uzanan hayat maceralarını anlatan bir romanla buluşuyoruz.
Yeraltı Edebiyatı romanını en derinlerde hissettiren, argo ve şiddetin en saf halini gösteren bir eser.
Üç bölümden oluşuyor:
-Birinci bölüm Kayra'nın ve Kinyas 'ın gittikleri yerleri, yaşadıkları anı, düşündükleri fikri ayrı olarak bölüm bölüm anlatmasından oluşuyor. Sonu Türkiyeye vardıktan sonra seçimleri için yollarının ayrılması ile bitiyor.
-İkinci bölüm Kayra' nın hayat felsefesi olan 'hiçbir şey yok' uğrunda yaptığı seçimler ile umutsuzluğun, karamsarlığın yol açtığı zihinsel ölüme ulaşması ile son buluyor.
-Üçüncü bölüm Kinyas'ın 'her şey var' felsefesi ile 'Tolga' olma yolunda normalleşme uğruna yaptığı tercihler anlatılıyor.
Açıkçası baştan beri Kayra'nın daha pozitif olduğunu, olumsuz tercihlere Kinyas'ın daha yatkın olduğunu düşünmüştüm.
Kitap akıcılık bakımından oldukça sürükleyici. Argonun fazlaca kullanılması ve ilk bölümde kadınlar hakkındaki tutumlar biraz rahatsız etti. Tanrı ile ilgili tutumların açıklığı da aynı şekilde rahatsız etti.
Kayra'nın seçtiği hayat uğrunda Kayra olarak kalması ve gerçek isminin verilmemesi güzel bir detay.
Yazarın kitabı genç yaşta, klişeden uzak yazması hayranlık verici.
Argodan her ne kadar rahatsız olmuş olsam da Hakan Günday'ın diğer kitaplarını okumak için kitaplığıma ekledim.