Emine Işınsu'nun okuduğu ilk kitabı. Dili akıcı anlatımı sade ve anlaşılır. Vermek istediğim mesajsa gün gibi ortada.
İnsan hep zulmün çok uzakta ya da geçmişte olduğunu düşünür. Neden bu yanılgı bilmem. Sırf kendi milletinde değil diye yüzyıllarca o toprakta yaşamış insanlara zulm etmek... Bunu da açıkça bir alçaklıkla yapmak, saklamamak ve buna rağmen görmezden gelinmek. İnsanın biraz da bu yüzden Türk olduğunu unutmaması gerekiyor. Bir şeyleri fark etmesi, okuması, bilinçlenmesi gerekiyor.
Kitapta anlatılan olaylar gerçek. Belki isimler farklı, cisimler farklı ama yaşananlar gerçek. En çok da bu etkiliyor insanı.
Bekir' in çabaları, Kazım Hoca' nın, Ak Hoca' nın farklılıkları. Sakine'nin kendi ailesini ve doğmamış çocuklarını korumak istemesi, Nazlı' nın ne olursa olsun gitmeyi düşünmemesi. Muhsine... Ah o Muhsine' nin yaşadıkları...Ne kadar da günümüze benziyor. İnsanlara Türk olduklarını unutturmak için Müslüman oldukları vurgusu yapılması ve bunu da destekleyenlerin olması.
İnsan toprağını bırakıp kaçmalı mı yoksa her şeye rağmen Vatan dediği yeri korumalı mı? Tüm bu işkenceye rağmen...
Türk insanı çok unutkan. Geçmişte neler çektiklerini sistematik olarak hatırlatmazsan kendi başıma geleni bile unutuyor. Ne acı...
Azap TopraklarıEmine Işınsu · Bilge Kültür Sanat · 2012927 okunma
Bazen okumuşluk daha iyi vurur Selim, neden dersen okumuşluk gözünü açar insanın, bu İçinde yaşadığın hayatı anlamasına yardım eder. Hayatı anlamazsan tutsak olduğunu bile bilemezsin sana ne verirlerse kabul edersin hakkını arayamazsın.