Gizem

Gizem
@CafuneQ
Bibliosmia
Bir insanı tanımak için sorulan sığ sorulardan uzaklaşın. Birini tanımak istiyorsanız; ne okuduğuna bakın, ne seyrettiğine bakın, duvarlara ne astığına bakın, raflara ne koyduğuna, nasıl konuştuğuna, sizi nasıl dinlediğine, size olan nezaketine bakın. Yapmanız gereken tek şey; bakmaktır. Bunlar size onun ruhunun nerede olduğunu ve nelerden beslendiğini öğretir. Öğrenmek için derinleşin, çünkü sığ sorular sığ cevaplar getirir.
Reklam
"İncittim mi ben seni? Bazen olur öyle. Bak ben köklerimden koptum, gıkım çıkmadı sana."
1000Kitap
Umay Umay
Balkona çıkıp sisin içinden gelişini selamlayan yüzü seyrettim. Onu göğsümde günlerce saklamak istiyorum. Belki şimdi kahvenin camına yapıştırırım, çıkar giderim parmaklarımın sızısından. Saklarım soğuktan kırılan kirpiklerimi. Kahvemi yapan çocuğa; "Buz mavisi teninde aşktan yaralı birini görürsen cama yapışan sözcükleri ona ver." derim. Ardımdaki türkü "Lambada titreyen alev üşüyor, aşk kağıda yazılmıyor Mihriban." diyor. Mardin kağıda yazılmıyor sevgilim.
1000Kitap
Sonuçta her halükarda insanı "yapan", imal eden, var eden, çocukluğudur. Büyümek, yetişkinlik, olgunluk, yaşlılık, ihtiyarlık, hepsi boştur. İnsanın varlığını, içinde en merkezi noktaya yerleşmiş bir çocuk yürütür, yönetir, yönlendirir. İnsan, çocuklukta ortaya çıkar ve ömrü boyunca o ortaya çıkışın sonucuna (getirilerine-götürülerine, bedeline, ceremesine) katlanarak yaşar. Çocukluk, insanın var oluşunun temelidir. Çocuk, insani koşulun merkezidir. Çocuk, insanın babasıdır.
1000Kitap
Charles Bukowski
"Kalabalığa karışmak için hiçbir özellik gerekmez. Ama yalnız ve dik durmak için gerçekten çok şey gerekir."
1000Kitap
Reklam