Hasan Oğlu Mehmet diye çağırırlardı beni o zaman. 24. Fırka, 2. Alay, 2. Tabur, 2. Bölük'teydim. Biz İngilizlerin toplarının sesini duyuyoruz. Üçüncü Fırka Yemen'den gelip harbe giriyor. Biz de bir gün daha gitseydik Süveyş'i bulacaktık. 158. Alay Süveyş'ten geçiyor. 25 gün çarpışıyor, İmdat gelmeyince teslim bayrağını çekiyor. İngiliz Kumandanı esir olan 158. Alay'ın kumandanına diyor ki:
Topla askerini!
İşte askerim.
Şöyle bir konuşma geçiyor iki kumandan arasında.
Bu asker mi?
Evet, bu asker.
İngiliz Kumandanı:
25 gündür bu askere mi hücum ediyordum ben?
Evet bu askere.
Eyvah...! diyor gavur, korkuyor.
Bizim asker açlıktan bitmiş. Onun için hayret ediyor gavur kumandanı.
Hindistan'dan İngiliz'in toplayıp getirdiği askerleri Süveyş'in beri yakasında biz karşıladık. Bir ordu toplamış İngiliz Hindiye'den... Aylıklı ordu... "Alaman'ın üstüne götürüyorum." diye kandırmış. Bizim üzerimize sürüyor. Bir ordu askerle, bir tümen ne yapsın. O akşam sabaha yakın hücuma kalktık. Hücuma kalktık, ama biz azlıkta kaldık. Yanımdaki arkadaşı Hint askerleri süngülediler. O zaman ben korktum. Ben bağırdım, onbaşıya.