Çağlar Betos

Çağlar Betos
@CaglarBTS
Mustafa Kemal Atatürk Okuduğumuz her kitap, Atatürk’ün sözünü ettiği aydınlanma savaşında kazandığımız bir zaferdir...Sunay AKIN Bisiklet ve koşu tutkunu.
"Gazze Cephesi'nde harbe başladık. Bir akşam 25-30 Arap gencini askere alıp bizim bölüğe vermişlerdi. Sabahleyin baktık, hepsi kaçmış. Araplar sevmezlerdi bizim askeri. Arap köylerinden, kasabalarından geçerken 'Nasrani, Nasrani' diye bağırırlardı. 'Gavur' demekmiş. Koca Cemal Paşa; Şerif'in oğlunu astırmış da Arap ondan sevmezmiş bizi. İngiliz'e hizmet ediyorlardı hepsi. Gazze Cephesi'nde harbe başladık. İngiliz fazla geldi. Biz dürbünle görüyorduk. Çok makinesi, topu, tüfeği, cephanesi vardı. Biz Çanakkale'den ne mermi, ne cephane götürdükse, onları attık İngiliz'e. Arkadan mermi cephane gelmedi. Bozulduk. Esir olduk. Seneyi geçti üzerimizdeki elbiseleri değiştirmedik. Bit akıyordu bozuk para gibi. Esir olduk da sırtımız fanila gömlek gördü. İngiliz her şey verdi.
Sayfa 104·Kitabı okudu
Reklam
Osman Yılmaz anlatıyor. Ruhu şad olsun.
Araplar İngilizlere para için yardım etmişlerdi. Arap kadınları bir tayına askere kendilerini verirlerdi. Askere bu yüzden hastalık bulaşırdı. Asker kaçmasın kadınlara diye etrafımızda süngülü nöbetçiler bulunurdu. Çok açlık gördüm Arabistan'da dedim ya... Çarıkların altını yedik. İncir tohumu yedik. Suda buğday kaynatırlardı da, ondan verirlerdi. Birer kaşık yerdik... Urba yok arkamızda... Asker arasında hep açlık konuşulurdu... Ben Cemal Paşa'nın karargâhında üç ay muhafız olarak bekledim. Köye gelince muhtar beni şubeye bildirmiş... Şube beni, Balıkesir'e süvari alayına gönderdi. Bandırma'dan Susurluk yolunu tuttuk. Susurluk'a yaklaşırken Anzavurlar bizi jandarmaların ellerinden alıp kâğıtlarımızı yırtıp geri çevirdiler. Dört kişi tekrar köye geri geldik. Bizi bu defa da Mütareke Komisyonuna verdiler. İstihkâmlar kazdırıyorlar, deniz kıyısında mayınlara yer yaptırıyorlardı. Üç sene cephelerde, üç sene de Çanakkale'de, Mütareke Komisyonu'nda askerlik yaptım.
Sayfa 98·Kitabı okudu
Ruhları şad olsun...
Hasan Oğlu Mehmet diye çağırırlardı beni o zaman. 24. Fırka, 2. Alay, 2. Tabur, 2. Bölük'teydim. Biz İngilizlerin toplarının sesini duyuyoruz. Üçüncü Fırka Yemen'den gelip harbe giriyor. Biz de bir gün daha gitseydik Süveyş'i bulacaktık. 158. Alay Süveyş'ten geçiyor. 25 gün çarpışıyor, İmdat gelmeyince teslim bayrağını çekiyor. İngiliz Kumandanı esir olan 158. Alay'ın kumandanına diyor ki: Topla askerini! İşte askerim. Şöyle bir konuşma geçiyor iki kumandan arasında. Bu asker mi? Evet, bu asker. İngiliz Kumandanı: 25 gündür bu askere mi hücum ediyordum ben? Evet bu askere. Eyvah...! diyor gavur, korkuyor. Bizim asker açlıktan bitmiş. Onun için hayret ediyor gavur kumandanı. Hindistan'dan İngiliz'in toplayıp getirdiği askerleri Süveyş'in beri yakasında biz karşıladık. Bir ordu toplamış İngiliz Hindiye'den... Aylıklı ordu... "Alaman'ın üstüne götürüyorum." diye kandırmış. Bizim üzerimize sürüyor. Bir ordu askerle, bir tümen ne yapsın. O akşam sabaha yakın hücuma kalktık. Hücuma kalktık, ama biz azlıkta kaldık. Yanımdaki arkadaşı Hint askerleri süngülediler. O zaman ben korktum. Ben bağırdım, onbaşıya.
Sayfa 95·Kitabı okudu
Ruhları şad olsun... Muş'ta Ruslara karşı kış mevsimi...
Bir açlık... Bir açlık... O kadar işte... Ayaklarımızdaki çarıkların derilerini yiyoruz. At, mat eti de çok yedik... ölü mü, canlı mı, sorma gâri... Ben makineliye geçtim demiştim ya... Hayvanların yeminden alıp kavurup yiyoruz. Yok ki başka bir şey... Ne yiyeceksin? Bizim bir küçük Zabit vardı... Zeki Efendi. Aç kalmış. Herkes aç. Bana dedi ki: "Bana da kavuruverde ben de yiyeyim." Kavuruverdim... hayvanların yeminden... O da yedi... Sani Mülazim'di.
Sayfa 87·Kitabı okudu
Ruhu şad olsun...
FEHMİ ALTAN Çanakkale 1311 (1895) doğumlu. 86 yaşında. Arabistan cephesi'nde Levazım asteğmen olarak görev yaptı. Daha sonra üsteğmenliğe yükseldi. Şam ve Medine şehirlerinde bulundu. On yıl da askerlik yaptı. ...... Askerden dönünce evlendi. İlk eşi Hatice Hanım vefat etti. Şimdi 62 yaşında iken evlendiği Saadet Hanımla birlikte yaşıyor. Dört erkek, Üç kız, yedi çocuğu var. Dört oğlundan ikisi avukat, biri doktor, biri eczacı, kızlarından biri doktor, biri lise müdürü, diğeri de veterinerdir.
Sayfa 82·Kitabı okudu
Reklam