Çağlar Betos

Çağlar Betos
@CaglarBTS
Mustafa Kemal Atatürk Okuduğumuz her kitap, Atatürk’ün sözünü ettiği aydınlanma savaşında kazandığımız bir zaferdir...Sunay AKIN Bisiklet ve koşu tutkunu.
✨📚Mayıs Ayı Okumalarım📚✨ 9 birbirinden güzel kitap ve yaklaşık 2050 sayfalık yolculuk. Bu ay değişiklik olarak evrim okumaya karar vermiştim.Başlangıç olarak iki başlangıç için uygun olduğunu düşündüğüm kitaplarla başladım. Haziran ayında da evrim okumaya devam edeceğim. Kitaplığımda evrimle alakalı çok güzel kitaplar var. Bu sene hepsini bitirip evrimi öğrenmeyi planlıyorum. Bu ay okurken çok keyif aldığım sonunu merak ettiğim pek çok kez ters köşe olduğum Freıda McFADDEN'den okuduğum 3 kitaplık Hizmetçi serisini çok beğendim. Tavsiye ederim herkese. Bir sonra ki bahsetmek istediğim kitap ise 2015 yılında Nobel Kimya ödülüne layık görülen değerli bilim insanımız Aziz Sancar'ın kendi kaleminden hayat hikayesi okudum. Bu değerli insanı özellikle gençler tanımalı ne mal olduğu belli olmayan pöpüler tiplerin peşinden gideceklerine böyle değerli insanların peşinden gitmeliler. İşte o zaman güzel ülkemiz Atatürk'ün sözünü ettiği muasır medeniyetlerinde ilerisinde olmak ülküsünü gerçekleştiririz. Son olarak da okurken keyif aldığım, böylesine değerli, adil, olumsuzluklar karşısında yılmayan, Atatürk devrimlerinden şaşmayan, samimiyeti ve dürüstlüğü hayat amacı haline getirmiş iş insanı vatanperver ve koyu bir Atatürkçü olan Murat YASA'yı kendi hayat hikayesini anlattığı kitabı ile tanımak büyük gurur verici bir olay. Ülkemiz her geçen gün daha zor ve daha umutsuz yollara savrulurken böyle değerli insanları okumak hayat mücadelelerini görmek büyük bir moral ve ilham kaynağım oluyor iyi ki varlar. Kitapla kalın, Atatürk'le kalın, Cumhuriyetle kalın Hoşça kalın 👋 Kırmızı TuğlalarKırmızı Tuğlalar Hayatı ve BilimiHayatı ve Bilimi Rahatlama KitabıRahatlama Kitabı HizmetçiHizmetçi Hizmetçinin SırrıHizmetçinin Sırrı Hizmetçi İzliyorHizmetçi İzliyor EvrimEvrim Çizgilerle DarwinÇizgilerle Darwin Dinozorlarla Karıncaların ÖyküsüDinozorlarla Karıncaların Öyküsü
1000Kitap
Reklam
Bazen sadece yolda olmak istersin.
Amaç bir hedefe ulaşmak değildir, bazen de yolda olmak istersin.Bisiklet üstünde saatlerce pedal çevirmek beni yormaz. Kendime döndüğüm iç dünyama yaptığım bir yolculuktur. Zihnimde, kalbimde ve midemde hazmedemediğim bir şeyleri yolda bırakmak için sürerim. Tazelenmek için. Yenilenmek resetlenmek için. İç dünyamızda kopan fırtınaları dizginlemek için bazen de. Atatürkle kalın, Cumhuriyetle kalın hoşçakalın.
Duygu ve Düşünce
Yaratılış Öyküleei
İnsanlar nereden geliyor? Dünyanın oluşumu nasıl başladı? Bitkiler ve hayvanlar nereden geliyor? İnsanların binlerce yıldır üzerinde düşündüğü bu soruların yanıtları geleneksel öyküler biçimindedir. Bu öykülerin bazıları dünyayı ve insanlar da dahil içindeki her şeyi yaratan bir tanrıdan söz eder. Başka öykülerde tanrıların sayısı birden fazladır, bunların her EvrimEvrim biri farklı şeyler yapmış, sonra da dünyayı ellerinde tutmak için büyük savaşlara girişmiştir. Ne var ki, bu öykülerin hepsinde dünyanın yaratıldığı öne sürülmez. Bazıları dünyanın, hiçbir yaratıcı olmadan, hiçlikten ya da kaostan ortaya çıktığını anlatır. Budizme göre bir başlangıç yoktur; evren sürekli olarak varoluş ve yokoluş döngülerinden geçmektedir. Öykülerin hepsi birbirinden farklıdır ama hepsi de hayatın belirli yönlerini açıklamaya çalışır. Bazıları insanların neden hasta olup öldüğünü ya da neden gece ve gündüz olduğunu açıklar. Canlılarla ilgili küçük ayrıntıları, sözgelimi yılanların neden ayakları olmadığını da açıklayabilirler. Daha da önemlisi, bu öyküler pek çok kez, yaşamlarını yönlendirmeleri için insanlara kurallar ve ilkeler sunar. Erkeklerin ve kadınların nasıl farklı davranmaları gerektiği ya da insanların çevrelerindeki hayvanlara ve bitkilere nasıl davranmaları gerektiği konusunda bazı şeyler söyleyebilirler. Pek çok din adamı bu öyküleri, Dünya'da yaşamın nasıl oluştuğuna ilişkin somut bilgilerden çok, insanların nasıl yaşaması gerektiğine ilişkin anlamlı dersler olarak kabul eder.
Evrim
İlk Karşılaşma
Bu Tyrannosaurus'un sol ayağından yaklaşık bir metre uzakta, küçük bir karınca şehri vardı. Şehrin büyük kısmı yerin altındaydı, burası binden fazla karıncanın yaşam alanıydı. Tyrannosaurus düzlükte kertenkeleyi kovalarken bastığı yerlerde kuvvetli depremler yaşanmıştı. Bereket versin ki küçük şehrin büyük kısmı yerin altındaydı da dinozorun ayağının altında ezilmemişti. Şehir halkının hepsi yeryüzüne çıkarak başlarını kaldırıp baktı. Karıncaların gözünde, Tyrannosaurus gökyüzünün yarısını kaplıyordu, bulutları delen bir tepe gibiydi. Bu dev tepenin gölgesinde kalan karıncalar hava birdenbire kararmış gibi hissettiler. Tyrannosaurus'un dev pençesiyle kertenkelenin yarısını dev ağzına doğru götürmesini izlediler. Dinozorun çiğnerken ağzından çıkan ses gök gürültüsü gibiydi. Daha önce böyle bir gök gürültüsü duyduklarında sese kemikle et parçaları içeren bir yağmur eşlik etmişti. Dinozorun yediklerinden artakalanın bir parçası bile karınca şehrindeki koloninin bir günlük yiyeceği ederdi ancak bu Tyrannosaurus ağzını pek sıkı kapattığından maalesef havadan hiçbir şey yağmıyordu. Tyrannosaurus, kertenkelenin diğer yarısını da ağzına attı, gökyüzünden gene gök gürültüsünü andıran sesler geldi ancak kertenkele eti yağmadı. Dinozorlarla Karıncaların ÖyküsüDinozorlarla Karıncaların Öyküsü Sayfa:12
Alıntı
Reklam