“Tüm Kırım Tatarları Almanlarla işbirliği yapmaktan suçlu ilan edilmişti. Vatan haini olma suçuyla sürgün edilmelerine Stalin’in emriyle karar verilmişti.
Hüsniye Abay atılıyor:
‘Benim eşim Sovyet ordusunda savaşta. Siz nasıl böyle bir şey yaparsınız? Siz nasıl sizinle beraber savaşan birisinin ailesini Almanlarla birlik olmakla, vatana ihanetle suçlarsınız!? Aklınızı mı kaçırdınız siz?’
İri yarı olan Sovyet askeri cevaplıyor:
‘Emri duydunuz. Bütün Kırım Tatarları, diyor emirde. Hepiniz sürüleceksiniz. Savaşta bulunan yakınlarınız sonra sizin yanınıza gönderilecekler. Şimdi size 15 dakika mühlet. Eşyalarınızı toparlayın. Her biriniz yanınıza 3 kilo malzeme alabilirsiniz, daha fazla değil. Çabuk olun!
Kimseyi görmeniz mümkün değil. Emri size okudum, en kısa sürede sizi istasyonlara ulaştırmamız gerek. Karşı koyanları vurmak üzere emir aldık.’
Ben o sırada kitaplarımı çantama sokmaya çalışıyorum…
Kırım’ı yeniden kontrol altına alan Sovyetler, Stalin’in emri ile Kırım’da yaşayan Tatarların tümünü vagonlara bindirip doğuya sürgün etmişlerdi. İstisna yoktu. Sovyetler için savaşanlar, hatta kahramanlık madalyası alanlar bile sürülmüştü.”
(Sürgünde yol boyunca 7.889 Kırım Türkünün öldüğü belirtilmektedir).