Peşimden geldiğini fark edince arabanın yanında yerimden sıçradım. Tanrım, nasıl bu kadar sessiz olabiliyordu? Ve her defasında nasıl bu kadar irkiliyordum? Aslında cevap oldukça basitti, hiçbir zaman peşimden geleceğini düşünmüyordum.
Kapıyı açarken yüzümde gerçek bir gülümseme vardı ama eşikten içeriye girdiğimde ve banyo kapısını kapatıp arkasına yaslandığımda...
Kalbime bir hançer saplanmıştı ve şimdi de onu çeviriyordu.
Belki piyanoya sorsak onu bahçeye atan adamı değil, ağacın arkasından her gün onu izleyen kızı seçerdi. Ama piyano da bilirdi, adam onu bahçeye atmasa kız onu nereden görecekti?