Herkese merhaba
Bugün size, son sayfayı kapattıktan sonra bile günlerce zihnimde tatlı bir tortu bırakan, beni adeta büyüleyen muazzam bir keşifle geldim: “DİPTE”.
@muratuyurkulak bizleri çok başka, çok sahici bir yolculuğa çıkarıyor. Süslü püslü, yapay hayatları bir kenara bırakıp; hayatın tam içinden gelen, yorulmuş ama bir o kadar da dirençli insanların dünyasına ışık tutuyor. Bir masanın etrafında toplanan yazarlar, yapımcılar ve sinemacılarla oturup sohbet ediyor gibi hissettiğimiz bu romanda, arka plandaki o dönem ruhunu ve insan kalbinin derinliklerini o kadar güzel keşfediyoruz ki... Çekmeye çalıştıkları film, aslında her birinin hayatı güzelleştirme çabasına dönüşüyor.
Yazarın kalemine kelimenin tam anlamıyla bayıldım! Acıyı, hüznü hiç gözümüze sokmadan, öyle zarif ve naif bir şekilde kalbimize dokunduruyor ki... Karakterlerin her biri o kadar bizden, o kadar içten ki onları birer roman kahramanı değil, sanki en yakın dostlarımız gibi benimsiyoruz. Üstelik o yoğun atmosferin arasına öyle tatlı, ince bir kara mizah serpiştirilmiş ki! Tam duygulanıp derin bir nefes aldığınız anda gelen bir diyalog, yüzünüzde sıcacık, buruk ama çok tatlı bir tebessüm bırakıyor
“Dipte”, aslında hepimizin, kaybolan umutları yeniden arayışımızın ve insanca var olma çabamızın çok güçlü, çok sarsıcı bir aynası. Eğer karakterlerin ruhuna dokunan, derinliği olan ve kalemi ışıl ışıl parlayan romanları seviyorsanız, bu kitaba mutlaka ama mutlaka şans vermelisiniz. Çünkü bazı kitaplar sadece okunmaz, insanın ruhuna çok güzel bir iz bırakır… Bu kitap da benim için tam olarak öyle oldu.