Bir ülkede yöneticiler, halktan kopuk bir kast değildir. Onlar aynı sokaklardan çıkmış, aynı ahlakla yoğrulmuş insanlardır. Eğer halk sorumluluktan kaçıyorsa, yöneticiler de kaçar. Eğer halk işini savsaklıyorsa, devlet de çürür. Finlandiya’nın uyanışı, tepeden inme emirlerle değil, öğretmenin sınıfta, papazın kürsüde, subayın kışlada ve çiftçinin tarlada kendi görevini ciddiye almasıyla başladı. Halk değiştikçe, onu yönetenler de değişmek zorunda kaldı. Grigory Petrov