Okulun popüler kızı, kraliçesi,ikonu. Ne derseniz diyin Elena Gilbert'ı tarif etmeye hiçbir güzel sözcük yetmezdi. Yeni okul yılının ilk günü, Robert E. Lee lisesine giriş yaptığında tüm gözler onun üzerindeydi, herkez konuşmak için onun yanına gelmeye çalışıyordu derken, odak artık başka birindeydi. Son derce gizemli, zengin görünümlü, soğukkanlı tavırlarıyla ve çekici yüz hatlarıyla yakışıklı bir italyan genci. Elena araları bozuk olan sevgilisi aslında eski sevgilisi demek daha doğru olurdu, bir kenara bırakıp bu yeni yabancıyla tanışmak ve onu kendine aşık etmek istiyordu. Yabancı, elenanın tüm çabalarına rağmen onu kendinden uzak tuttu. Elena tüm bu olanları sindirdi sindirdi ve sindirdi, en sonunda bu genç yakışıklı yabancı onun olmuştu, onun olmuştu ama Elena fark etmeden bir laneti kucaklamıştı. Bu lanet sadece Elena'nın kaderini değil, doğduğu kasabanın Fell's church'ün de kaderini alt üst edecekti.
Kitap okumama başlayan o seri, basımı olmayan kitaplar var diye okuyamamıştım tekrar başladım. Klişe şeyler az da olsa var ve anlattığı zamanın Amerikasını çok güzel anlatıyor. Kesinlikle dizisinden daha iyi. Genç yetişkin bir roman. Vampir kitapları sevenler beğenebilir.