Bir yön bulmak istiyor ama ne yapacağını,nereye gideceğini bilmiyordu.Her geçen dakika yeni bir hisle dolup taşıyordu; etrafındaki her şeye duyduğu ölçülmez ,neredeyse fiziksel bir iğrenmeydi bu: inatçı, habis bir öfke... Karşısına çıkan herkesten nefret ediyordu; yüzlerinden, hareketlerinden , tavırlarından tiksiniyordu.Kendisiyle konuşmaya yeltenecek birine tükürebilir,onu ısırabilirmiş gibi hissediyordu.
"Endişelenmiyorum,kendime işkence ediyorum,ne yaptığımdan haberim bile yok.Dün,ondan önceki gün,ondan önceki gün ve tüm bu süre boyunca kendimi yiyip bitirdim.İyileşmeli ve endişelenmeyi bırakmalıyım.Ama ya hiç iyileşmezsem? Yüce Tanrım, öyle bıktım ki bu işten!"