Bizde birey olma cesareti yoksa sevgiye asla erişemeyiz, çünkü “sevgi, kişinin bütünlüğünü koruması koşuluyla birleşmedir.” Sevgi, güvensizlik hissinden dolayı almak değildir; vermekle, neşenin, ilginin, anlayışın, şakalaşmanın ve üzüntünün, yani içimizde” canlı olan tüm şeylerin ifadesi ve dışavurumuyla” başlar.
Bana, hayatta fikirlerin öyle hemen birdenbire değil, adım adım ve kendi zamanları gelince hayata geçeceğini söylüyorlar. Ama bunu iddia eden kim? Bunun haklı olduğu nerede kanıtlanmış? Nesnelerin doğal düzenini, olayların yasalara göre oluşup yürüdüğünü kanıt olarak gösteriyorsunuz. Ama ben canlı, düşünen bir insanım, bir hendek’in başında dikilmiş duruyorum; onun kendi kendine kapanmasını ya da dipte biriken çamurla dolmasını bekliyorum. Oysa belki de bu sürede onun üzerinden atlayabilir ya da üzerine bir köprü kurabilirdim. Peki, burada düzen ve yasalardan söz edilebilir mi? Yine aynı soru: Ne adına beklenecek? Yaşamak için gücün yokken bekleyebilirsin, oysa yaşamak gerekli ve sen yaşamak istiyorsun!