Oysa yaşamda biraraya gelmiş, bütünlenmiş, bir filmin, bir romanın yalancı kurgusunu taşıyan ne var ki? Bu yalnızca bizim aldanmamız, hiçbir şey bizi bir bütün, mükemmel bir biçim haline getiremez..
Biz büyüdükçe acı azalıyor sanki. Ama sonra bir gün ansızın gözlerde, saçlarda, yüz çizgilerinde, ellerde derin, hiç silinemeyecek izlerle beliriveriyor. Çoğu kez de görünmüyor, içimizdeki boşluklara yayılıyor bir yürek sıkıntısı bu, gizleri çözülmemiş haritanın hiç adlandırılmamış ülkelerine yerleşiyor. Mutluluksa iz bırakmayacak kadar kısa ve çabuk geçiyor..
Yazarın dediği gibi 'yaşam ilk kez korkutuyor beni'. Oysa ne çok bekleyen var. Bekleyenlerle yaşanacak hiçbir şey kalmadığını hissediyorum. Sanırım, bildiğim, tek başıma becerebildiğim pek az şeyden birini yapacağım: Yolculuk, hiçbir yere doğru. "