İlgilendiğim bir hastanın, beyninin ön tarafındaki kan dolaşımında bir tromboz meydana gelerek, beyninin görsel bölümlerinin anında haraplanmasına sebep oldu. Bundan dolayı bu hasta tümüyle görmez oldu ama bunu bilmiyordu. Görmediği belliydi ama hiçbir şikâyeti yoktu. Testler ve araştırmalar bize bu hastanın sadece kortikal olarak kör olmakla kalmayıp, tüm görsel imgeleri ve anıları da tamamıyla kaybettiğini hiç şüpheye yer bırakmayacak şekilde gösterdi. Bütün bunlara rağmen onda bir kayıp hissi yoktu. Aslında görme kavramını, düşüncesini kaybetmişti. Sadece bir şeyi görsel olarak tarif edememekle kalmıyor, görmek, ışık gibi kelimeleri kullandığımda da şaşkına dönüyordu. Temelde, görmeyen bir varlık haline gelmişti. Görmeyle ilgili imgelerin kaybolması sayesinde tüm hayatı sonuç olarak çalınmıştı. Felcin ardından tüm görsel hayatı bir daha geri getirilemeyecek biçimde silinmişti.Bu çeşit bir görsel amnezi, deyim yerindeyse körlüğe körlük, amnezi'ye amnezik olmak sonuç olarak, görsellikle sınırlandırılmış tam bir Korsakov sendromudur.
“Yeniden hazırladığımız şu satranç tahtasına bak," dedi bayan Elm usulca." Şu an, oyun başlamadan önce ne kadar düzenli, güvenli ve huzurlu görünüyor. Ne kadar güzel. Ama sıkıcı. Cansız. Fakat o tahtada ilk hamleyi yaptığın anda durum değişiyor. Karmaşıklaşmaya başlıyor. Yaptığın her hamlede kaos daha da artıyor."
Yüzme sanatı -herhalde bütün sanatlar- tam bir adanmışlık istiyordu. Eyleme ne kadar yoğunlaşırsanız, diğer şeylerden o kadar uzaklaşıyordunuz. Kendiniz olmaktan kurtulup yaptığınız şeye dönüşüyordunuz.