"Bazen durduk yerde bir olayın bütün yaşamımı değiştireceğine inanırdım. En çok da bu mecburi eve dönüşler sırasında, tam kapıda yakalardı bu duygu. Eşikte öylece kalır, gözlerim dalar, çocuksu bir umutla bir şeylerin olmasını beklemeye başlardım."
~🎬 Yeraltı
Suskunluğu beni mahvediyor. Bazen derin düşüncelere daldığımda, onun -bana açık olmayı öğreten bu insanın- mutlak suskunluktan daha korkunç bir ceza tasarlayabilmesinin mümkün olmayacağını hissediyorum.
Pek çok dostluk ya da evlilik, insanların birbirleriyle ilişki kurması ve birbirini sevmesi yerine, bir kişinin bir diğerini yalnızlığa karşı bir kalkan olarak kullanması nedeniyle başarısızlığa uğramıştır.
“…Bir tarafım, böceklerinden yıldızlarına kadar kâinatın kalabalığını ve dünyanın dört bucağında kaynaşan insanları burnumun dibinde hissediyor, onlarla beraberim, onların içinde. Bir tarafım ise yapayalnız. Öylesine yalnız ki bunu, bu hissi ömrümde ilk defa duyuyorum. Kederden boğuluyorum bazen. Bir tarafım boğuluyor. Bunu, bu yalnızlık duygusunu, bu kahrolası kederi yenmem lazım...”
Nazım Hikmet Ran