"Misyonerliğe" takviye için, "Dinlerarası Diyalog ve Hoşgörü" projesi devreye sokuldu. Bu proje ile İslamiyetin içi boşaltılıp, onu, emir ve yasağı olmayan felsefi bir sistem haline getirmekti gayeleri. Bu, sondan bir önceki safhaydı. Bundan sonrası "Hıristiyanlastırma" projesidir.
İslam alimi bilinen kimseleri hemen devreye sokup, gemiyi kurtarmak gerekçesiyle "İslamda reform" projelerini ortaya attılar.
Aslında bu proje, gemiyi rotasına sokmak için değil, iyice rotadan çıkartmak gayesine yönelikti.
İslam alimleri gözden düşürülüp, halk doğrudan hadislere ve Kuran'ı kerime yönlendirilince, bunlardan herkes kendi kafasına göre hüküm çıkarınca, acemi kaptanların elinde kalan rotasını kaybeden gemi gibi, İslam dünyası da alabora oldu.