"Abdülhamit'in istibdat ve tahakkümü birdenbire teessüs etmemişti. Bu da bir tekamül devresi geçirerek günden güne şiddetlenmişti. Bundan dolayıdır ki, saray dalkavukları, hafiyeler, tamamıyla cahil ve iktidarsız kimseler birdenbire bütün mühim mevkileri işgal etmediler. Doğru ve iyi adamlar, zamanlarına göre az çok bilgili kimseler de mevki sahibi olabiliyorlar, nezaretlere tayin ediliyorlardı.
Ortada karışık bir vaziyet vardı. Yavaş yavaş bu hüsnüniyet sahibi, memleketi sever ve hizmet etmek ister kimselerin sayısı eksilmeye başlayarak iktidarsızlar, adi dalkavuklar ve casuslar çoğaldılar, bütün makamları istila tehlikesini gösterdiler."