"İstibdat, sadeliğe asla tahammül etmez; dosdoğru söz söyleyeni daima küstahlıkla, terbiyesizlikle, ukalâlıkla itham eder. İşte bunun içindir ki aslında şah ve sultan olanlar bilâhare şehenşah, padişah, hükümdarı âzam, zillullah, müeyyed min tarafillâh, şehriyarı âzam, elkaimi billâh, elmutesimi billâh ve ilâahiri olmuşlardır ve yine bunun içindir ki, aslında vezir ve vekil olanlar bilâhare sedriazam, serdarı ekremi saidü devle, rüknülmülk, serdarı kül ve ilâahiri olmuşlardır."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Montesquieu "Kanunların Ruhu" adlı eserinde hükümet şekillerinden bahsederken diyor ki: "İstibdat - yani şahsî hükûmet - korkuya; meşrutiyet, şerefe; cumhuriyet de fazilete dayanır.
Bu konuda birçok yazı ve makale olsa da herhalde ilk ve tek kitap çalışması diyebileceğim bu eserde başlıktaki konu dışında da önemli özet bilgiler mevcut. İbn-i Haldun'un Mukaddime eserinde Türklerle ilgili verilen bilgilerin üçüncü bölümde özetlenmesi gayet güzel olmuş. Özellikle İbn-i Haldun'un döneminde Memlûk Devleti ile ilgili bilgiler, Timur'un Memlûkler üzerine yürümesi ve Şam'da İbn-i Haldun ile görüşmesi ve bu görüşmeye dair farklı kaynaklardan alıntılar yapılması değerli.
Son bölümde bazı meşhur Türk bilimcilerin Türkler hakkındaki bakış açılarına yer verilmesi de o konuda okuma yapacak gençlere ön bilgi olarak değerli.
Bu nedenle eserin sahibi Mustafa Parlatan hocama teşekkür ediyorum. Nice böyle eserlere...