Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
— Bütün gece acı çektim.
— Peki ne yapayım şimdi, af mı dileyeyim sizden?
— İnsan çocukken af diler, ya da kalabalıkta birinin ayağına bastığı zaman. Böyle işlerde af dilemekten bir şey çıkmaz.
Zamanı saatlerle, dakikalarla değil, güneşin doğup batmasıyla değil, sizinle ölçüyorum: " Onu gördüm, görmedim, göreceğim, görmeyeceğim, gelecek, gelmeyecek... "
-Hayat tekrar açılıyor önümde, dedi. İşte hayat: Gözlerimizin içinde, gülüşümüzde, şu leylakta, Casta Diva'da... Bütün hayat işte bu.
Olga başını salladı:
-Hayır, bütün hayat değil, yarısı.
-En iyi tarafı...
-Belki.
-Öteki yarısı nerede? Bundan başka ne olabilir ki?
-Onu siz bulmalısınız.
-Niçin?
Olga koluna girip eve doğru yürüyerek:
-Bu yarısını kaybetmemek için, dedi.
Oblomov büyük bir haz içinde Olga’nın yüzüne, saçlarına baktı ve leylak dalını avucunda bütün gücüyle sıktı. Hala mutluluğuna inanmayarak tekrarladı:
-Yeniden hayat ve umut!
İnsan niçin yaşadığını bilmezse günü gününe yaşamakla kalıyor; günün geçmesini, gecenin gelmesini beklemekten başka zevki olmuyor. Bugün nasıl yaşadım, sorusuna cevap vermeden uykuya dalıyor, ertesi gün gene aynı hayat.