Ahmetcan

Ahmetcan
@Cankohen
Her şey bir yana, tarihçilerin milletler ile milliyetçiliğin incelenip analiz edilmesinde en azından biraz ilerleme kaydetmeye başlamaları bu fenomenin zirve noktasını geride bıraktığını düşündürmektedir. Hegel’in dediği gibi, bilgelik getiren Minerva’nın başı alacakaranlıktan çıkmaktadır. Onun şimdi milletler ile milliyetçiliğin etrafında dolanması iyiye işarettir.
Sayfa 224 - Ayrıntı yayınları, 2. Baskı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Dünya yüzeyinin beşte birinin haritası kesin değildir ve geçicidir. Dünyanın gelecekteki haritası açısından açık olan tek şey, bunun, Rusya’yı (ciddi bir politik birim olarak kalması muhtemeldir) saymazsak, bölgenin dışında bulunan bir avuç aslî oyuncuya bağlı olacağıdır. Bunlar, tam da şimdiye kadar ayrılıkçı kışkırtmalarla rahatsız edilmedikleri için asli oyuncudurlar: Almanya, Türkiye, İran, Çin, Japonya ve -uzaktaki- ABD
Sayfa 216 - Ayrıntı yayınları, 2. Baskı
Hemen hemen otuz yıl önce kaleme alınmış olan şu sözler doğruluğunu önemli ölçüde korumaktadır: “Çoğu Afrika ve Asya ülkesi gibi, pek çok dil ve kültür grubunu barındıran ülkeler parçalanmamışken, Arap ülkeleri ve Kuzey Afrika gibi tek bir dil grubunun parçalarını oluşturan ülkeler de birleşmemiştir.”
Sayfa 211 - Ayrıntı yayınları, 2. Baskı
Oysa etnik köken -çağrısının yeteri kadar belirsiz ya da ilgisiz olması koşuluyla- kendi topluluğunun büyük çoğunluğunu harekete geçirebilir. Dünyadaki Israilli olmayan çoğu Yahudi’nin “İsrail yanlısı” olduğundan, çoğu Ermeni’nin Nagorno-Karabağ’ın Azerbaycan’dan Ermenistan’a devredilmesini desteklediğinden, çoğu Flamanın da Fransızca konuşmamak için her çareye başvurduğundan pek kuşku duyulamaz.
Sayfa 207 - Ayrıntı yayınları, 2. Baskı