Ahmetcan

Ahmetcan
@Cankohen
Batı’daki eski komünist toplumlarda, halkın çoğunun tanıdığı ve yaşamayı öğrendiği yaşamın çökmesi de bu toplumsal yönsüzlüğü şiddetlediren bir etki yapmıştır. Milliyetçilik ya da etnik köken (çağdaş Orta Avrupa üzerine yazan Miroslav Hroch’u aktarırsak) “dağılan bir toplumda bütünleşme faktörlerini ikame eden bir özelliktir. Toplum başarısız kalınca, nihai güvence olarak ortaya millet çıkar.”
Sayfa 203 - Ayrıntı yayınları, 2. Baskı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
1980’lerin sonunda ABD’nin bazı eyaletlerinde politik açıdan güçlenen, İngilizce’yi ABD’nin tek resmi dili ilan etme hareketidir. İspanyolca konuşan göçmenlerin sayısı ABD’nin bazı bölgelerinde gerçekten bu halka kendi diliyle hitap etmek için bunu istenilir, zaman zaman da zorunlu kılacak kadar kalabalık olsa da, ABD’de İngilizce’nin üstünlüğünün tehlikede olduğu ya da olabileceği fikri politik bir paranoyayı temsil eder.
Sayfa 201 - Ayrıntı yayınları, 2. Baskı
Bugünkü model artık Quebec’teki gibi bir üstünlük mücadelesi yerine; şehirli elit kesimin hem İspanyolca’yı hem de Garani dilini öğrenip konuştuğu, ama İspanyolca’nın, belki, belles lettres dışında bütün yazılı işlemlerde iletişim dili olduğu Paraguay’daki gibi bir görev bölüşümü olabilir.
Sayfa 191 - Ayrıntı yayınları, 2. Baskı
Afganistan ve belki Siyam (Tayland) dışında, fiilen bir metropol ülkenin sahip olmadığı ve yönetmediği Afrika-Asya bölgelerinin diğer ülkeleri içinde bağımsız manevra olanağına gerçekten sahip olan tek bir devlet bulunuyordu: İmparatorluk sonrası Türkiye.
Sayfa 179 - Ayrıntı yayınları, 2. Baskı
Elinizdeki kitabın yazan, Ingiltere futbol tarihine baktığımızda çok muhtemel görünen biçimde Avusturya’yı yenerse bunun intikamını ondan alacaklarına and içen arkadaşlarının evinde, 1929’da Viyana’da oynanan ilk Ingiltere-Avusturya futbol maçının radyodan yayınını, nasıl sinirle dinlediğini hatırlamaktadır. Arkadaşlarım Avusturya iken, orada tek Ingiliz oğlan çocuğu olan ben Ingiltere’ydim (bereket versin maç beraberlikle bitti). Bu şekilde on iki yaşındaki çocuklar takım tutma kavramını millete kadar genişletmiş oluyorlardı.
Sayfa 170 - Ayrıntı yayınları, 2. Baskı