Doğallıkla devletler, “millet” imajı ile mirasını yaymak, “millet”e bağlılık duygusu aşılamak ve herkesi (genellikle bu amaçla “gelenekler icat ederek”, hatta milletler icat ederek) ülkeye ve bayrağa bağlamak üzere kendi halklarıyla iletişim kurmanın her gün güçlenen aygıtından, öncelikle ilkokullardan yararlanacaklardır.
Potansiyel yurttaşlarının bilinçli politik tercihiyle oluşturulan devrimci millet kavramı, kuşkusuz ABD’de saf biçimde hâlâ varlığını korumaktadır. Kim Amerikalı olmak istiyorsa Amerikalıdır. Fransızların bir plebisite (Renan’ın deyişiyle, “un plébiscite de tous les jours”) benzeyen “millet” kavramı da özsel politik karakterini kaybetmemişti. Fransız milliyeti Fransız yurttaşlığıydı: Etnik köken, tarihsel geçmiş, dil ya da evde konuşulan ağızın “millet” tanımıyla hiçbir ilintisi yoktu.
Bir devlet geleneğinin, amacı milleti teritoryal bir devlet olarak yerleştirmek
olan modem milliyetçiliğin gözündeki potansiyel popüler cazibesi herkesçe bilinmektedir.