Kuşeyri Risâlesi'nde "muttakî" nin İbni Sîrîn gibi zâtlar olduğu söylenmiştir. Onun kırk küp yağı vardı. Kölesi küpün birinden fare çıkardı. Köle fâreyi hangi küpten çıkardığını karıştırdı. İbni Sîrîn bunun üzerine bütün küpleri döktürdü.
Bir başka örnek de Bâyezîd Bistâmî'den. Bâyezîd Bistâmî (ks), Hemedan'dan boya bitkisi satın aldı ve Bistam'a döndü. Bir de baktı ki, aldığı şeyin üzerinde iki tane karınca var. Bâyezîd, hemen Hemedan'a döndü ve karıncaları oraya bıraktı.
Rivâyete göre Ebû Hanife alacaklısı bulunduğu kimsenin ağacı altında gölgelenmezdi. Çünkü bir hadîste: "Menfaat celbeden her karz (borç) riba (fâiz) olur." buyurulmuştu.
Yine bir gün Bâyezîd Bistâmî (ks) yanında bir arkadaşı ile bir sahrâda gömleğini yıkadı. Arkadaşı gömleği kurutmak için duvara asmayı teklif etti. O, "insanların duvarına çivi çakamayız" dedi. Arkadaş "ağaca asalım", dedi. O, "hayır, ağacın dallarını kırabilir" diye itiraz etti. Yere sermeyi teklif etti. Bâyezîd yine kabûl etmedi "Zîrâ orada hayvanatın yiyeceği var. Ona engel oluruz" dedi. Daha sonra gömleği sırtına aldı. Bir yanı kuruduktan sonra diğer yanını çevirdi.