Hayatta bize engel olan, görünmez korku mimarisidir. Korku, bizi rahatlık bölgelerimizde tutar ve bu da açıkçası, aslında yaşayabileceğimiz en güvensiz yerdir. Hayattaki en büyük risk, hiç risk almamaktır. Ancak korktuğumuz şeyi her yaptığımızda, korkunun bizden çaldığı kudreti geri kazanırız çünkü diğer tarafında güçlü yönlerimiz ikamet eder. Gelişim ve ilerlemenin rahatsızlığını göze aldığımız her seferinde, daha da özgürleşiriz. Ne kadar çok korkuyu aşarsak, o kadar kuv- vetleniriz. Bu şekilde, hem korkusuz hem de güçlü hale geliriz ve böylece hayallerimizdeki gibi bir hayat yaşayabiliriz.
Kader hayatımızın önceden çizilmiş olması demek değildir. Bu yüzden; "Ne yapalım, kaderimiz böyle," deyip boyun bükmek cehalet göstergesidir. Kader yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir. Güzergâh bellidir ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir. Öyleyse ne hayatının hâkimisin ne de hayat karşısında çaresizsin.