Robin Sharma

Robin Sharma

Yazar
7.6/10
3.086 Kişi
·
13.199
Okunma
·
502
Beğeni
·
18097
Gösterim
Adı:
Robin Sharma
Unvan:
Hint Hukukçu, Yazar
Doğum:
Port Hawkesbury, Kanada, Ocak 1965
1965 yılında dünyaya gelen Sharma, Indialıdır. Annesi ve babası India bölgesinin yerlilerindendir. Yazar Kanada'nın doğu kıyısında büyümüş ve Nova Scotia'nın başkenti Halifax'da bulunan Dalhousie Law okulundan mezun olmuştur. Yazar hukuk eğitimi almıştır.

Liderlik, performans ve kişisel gelişim konularında dünyadaki en önemli uzmanlardan biridir ve eserleri kırk dört ülkede yayınlanmıştır. Yazar, başkanlık, yöneticilik ve eğitim hizmetleri veren "Sharma Uluslararası Liderlik" şirketinin yöneticisidir. Grubuyla beraber 10 yıldır uluslararası olarak büyük firmalara bu alanda hizmet vermektedir. Ayrıca okuyucuları arasında ünlü sanatçılar, kraliyet aileleri, spor ve pop yıldızları bulunmaktadır.
Gerçek dünya diye bir şey yok. Hiçbir şey mutlak değil. En büyük düşmanının yüzü en iyi arkadaşının yüzü olabilir.
- Yaşamda komik olan ne, biliyor musun?
- Söyle.
- Çoğu kimse gerçekten neyi istediğini ve bunu nasıl elde edeceğini anladığında artık çok geç olmuştur. "Gençler bilebilse, yaşlılar yapabilse" deyişi o kadar doğru ki.
Amaçlarına ve hedefine giden yolda ilerlerken eğlenmeyi ihmal etme. Hiçbir zaman geçmişte yaşadıklarından pişmanlık duyma.
230 syf.
·3 günde
Kimilerine göre hayatımız akıp gitmekte olan bir nehir, kimilerine göre de göz açıp kapayıncaya kadar geçen bir zaman dilimi. Bana göre de bir ân'dan ibaret, ta ki ebediyete intikal edeceğimiz o son ân'a kadar. Geçmiş yaşanmış ya da yarım kalmış yaşanmışlıklarla harmanlanmış karmakarışık, gelecek ise çözülmeyi bekleyen bir bilmece. Yani sırlarla dolu bir muamma.

Eskiden okumuş olduğum bir eserde, yazarın paylaştığı bir alıntıdan çok etkilenmiştim. Her ne kadar alıntıyı paylaşan yazar ile düşünce bazında ortak bir yargıya varmış olsam da, istem dışı alıntı belleğime kazılmıştı bir kere. Alıntıya göre, " Hayatımızın yarısını ana babalar, yarısını da çocuklarımız mahvediyor. " demekteydi. Ne zaman bu cümle zihnime dolsa, uzun uzun tefekküre dalarım. Ve her defasında da vardığım ortak karar, hayatımızı bilfiil kendimizin mahvettiği hakikati. Kabul ediyorum ebeveynlerimiz de, evlatlarımız da hayatımız hususunda söz sahibi. Bu hak onlara fıtratımızdan dolayı verilmekte. Lâkin, bu süreç biz izin verdiğimiz müddetçe etkili değil mi? Eylemlerimize olumlu ya da olumsuz müdahale de bulunuluyorsa, bu müdahale edenlerin mi, yoksa karışmalarına müsaade ettiğimiz için bizim suçumuz değil mi?

Eser de Julian Mantle' de hayatını mahvedenlerden. Ama ne ebeveyn, ne de çocuk değildir, hayatını karartmasına en önemli etken. Tam tersi önlenemez hırs ve emelleri uğruna, bedeninin iflas etmesine sebep olur. Daha fazla para ve daha yüksek bir mertebeye sahip olmak! Beden yıpranınca ruh sağlam kalır mı? Bedene oranla o da zamanla yıpranacak. Nice insanlar tanırım ki, yaşları hayatlarının baharında cıvıl cıvıl, enerjik olmaları gerekirken, bu gencecik yaşlarında enerjileri tükenmiş, biçare gibi etrafta dolanmaktalar. Ya çok çalışıp bedeni yormaktalar ya da olur olmaz düşüncelerle zihnin çökmesine sebep olmaktalar.

Neyse ki Julian 53 yaşında öğrenir, hayatın anlam ve değerini. Hatta öğrenmekle kalmaz, biz okurlara da öğretmenlik yaparak öğretir. Aslında dile getirdikleri o kadar basit detaylar ki. Belki içimizde hepimiz biliyoruz bile! Ama ne yazık ki, iş uygulamaya gelince, sınıfta kaldığımız su götürmez bir hakikat olmakta. Yaşamın değerini ölüm gelip de kapımızı çaldığı an anlarız. Oysa ki Seneca'nın, " Ey hayat! Ölüme şükret. Seni o'nun yüzünden seviyorum. " diyebilmeli insan.

Eser de olay örgüsü akıcı. Lâkin bana göre, bir solukta okunup bitirilecek bir eser değil! Benim nezdimde her cümlenin üzerinde tefekküre daldığım ve yaşamımda uygulamaya ihtimam gösterdiğim bir kaynak oldu. Dile getirilen cümleler bilinen cümleler olsa da, esere bir şans verilmeli! Bakarsınız, yaşamınız olumlu anlamda değişebilir... Kim bilir...

" Hep başın arkaya dönük mü, ilerlersin sen? Ya da; gördüğün şey hep geride kalan mıdır? Ya da; daha doğrusu geçmişe mi, senin yolculuğun? "
Italo Calvino ( Görünmez Kentler/ 76)
230 syf.
·10 günde·8/10
Öncelikle belirtmek isterim ki; genel anlamda bu kitap, acımasızca yapılan eleştirileri kesinlikle hak etmiyor. Kitabın en beğenilen incelemesi ise kitabı dahi okumayan bir arkadaş tarafından yapılmış bir inceleme olması da zannediyorum ki sitenin çok büyük bir ayıbı. Biz kitapseverler olarak hangi ara bir emek karşısında bu kadar saygısız, kaygısız ve acımasız olduk.

Sitemkâr ve gergin bir başlangıç yaptığımın farkında olmakla beraber kitap hakkındaki düşüncelerime geçmek istiyorum. Kitap, bir kalp rahatsızlığı sonucu Ferrari’sini satan bir avukatın, Hindistan’a yaptığı ziyaretle hayatına kattığı disiplin ve kaliteyi biz okurlara yansıtmaya çalışıyor. Yansıtıyor da. Öyle ki kitabı okurken doğa ile alakalı öylesine güzel tasvirlerden sonra hafta sonu bir doğa gezintisi yapmamam imkansızdı.

Kitap yetişkin bir bireyin hayatını ne kadar kaliteli yaşadığını sorgulamaya itiyor. Bu noktada kalite kelimesi ancak zihin yönetimi, gerçek bir amaç edinme, sürekli değişim, disiplin, zamana saygı, başkalarına yardım etme ve anın değerini bilme parametrelerinin gerçekleştirilmesi ile bir bütüne ulaşıyor ve işte o zaman kaliteli bir yaşamın sırlarına vakıf olunabileceği okurun zihninde yer ediniyor. Kitapta o kadar güzel cümleler var ki sırf bu güzel, bol sorgulatmalı ve farkındalık tohumu serpen cümlelerin varlığı sebebiyeti ile Ferrari’sini Satan Bilge okunmaya değer bir kitap.

Hiçbir zaman ön yargılı olmamak gerek. Şu kitabı yapılan yorumlar yüzünden okumasaydım neler kaçırdığımın dahi farkında olamayacaktım. Bu anlamda yapılan incelemelerin daha detaylı daha doyurucu olması en büyük temennim. Kitabın en güzel alıntılarından biri ile incelemeyi sonlandırmak istiyorum; Mutluluk doğru kararlarla, doğru kararlar deneyimle ve deneyim yanlış kararlarla gelir.
200 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Okuduğum ilk Robin Sharma kitabıdır. Hayatının en varlıklı ve başarılı döneminde iç huzuru ve mutluluğu bulmak icin en sevdiği Ferrarisini satıp Uzak Doğu'ya giden bir avukatın öğrendiği bilgileri deneyimleri anlatıyor. Kişisel gelişim kitapları okumayı sevenlere tavsiye ederim...
230 syf.
·5 günde·7/10
*Kitap için beklentisini çok yüksekte tutan ya da çok fazla kişisel gelişim kitabı okuyan varsa, belki beklentisinin biraz altında kalabilir. Ama ben kendimden bir çok şey bulduğum, eksiklerimi fark ettiğim ve değiştirmem için ne yapmam gerektiğini öğrendiğim için severek okudum.

Konusuna gelince Julian Mantle, yoğun bir tempo ile çalışan, kariyer, şöhret ve zenginliğe sahip, ülkesinin tanınmış avukatlarından biridir.
Bir gün davaların birinde Julian kalp krizi geçirerek mahkeme salonunda yere yığılır. Ve tabiri caizse bu kalp krizi Julian için bir dönüm noktası olur. Hayatı için çok önemli bir karar alır...
Kitabın kalanında bu aldığı karar neticesinde 3 yıl boyunca ortadan kaybolur ve dönüşünde tüm yaptıklarını ve yaşadıklarını anlatır. Yani bir insanın anılarını dinliyor gibi hissedeceksiniz. Tek farkı öğretici anılar olması.
Devamını anlatırsam tüm kitabı özetlemiş olurum sanırım. O yüzden kalan kısmı size bırakıyorum  ^_^

İnsanın hayatında önceliklerinin ne olması gerektiğini şöhret ve kariyerde elde edebileceği her şeye sahip olmasına rağmen yaşadığı tatminsizliği çok güzel bir şekilde ifade eden ve bakış açınızın değişmesine yardımcı olan bir kitap.
İyi okumalar dilerim (:
230 syf.
·Beğendi·10/10
#Robin Sharma.# hayat dolu kitap diyebilirim mesleği hukukçu olan karakterin hayatında değişimler ve bunları okuyucuya çok iyi şekilde yansıtması başından geçenleri anlatması konusu fazlasıyla çekici kesinlikle okunması gereken kitaplar dan .
230 syf.
·Beğendi·8/10
Merhabalar değerli inceleme okuyucuları..aynı anda okumakta olduğum ya şundadır ya bunda diyerek üç kitap arasından sivrilerek bitirmeye muktedir olabildiğim bu kitabın incelemesi ile huzurlarınızdayım. Ferrari farkı işte malum :) diğerlerine açık ara fark attı :)

Adındanda anlaşıldığı üzere kahramanımız Ferrarisini satıp yalınayak başı kabak bir yogi olarak hayatını 180 derece değiştiren Amerikalı bir avukat.. her Türk gibi siz de soruyorsunuz tabi ne olmuş da bu Ferrari satılmış diye ?? Yani kafasına DAŞ mı düşmüş, evine HACİZ mi gelmiş, Vegas ta RULET masasında mı kalmış ne olmuş yani??

Öğrenmek istiyorsanız o vakıt gelsiin Spoiler :))

Efenim uyarımızı da yaptıktan sonra gelelim mevzuya.. Robin Sharma kitabı 1997 de yazmış ve o dönemde yer yerinden oynamamış :) tabi ilk etapta. Sonrasında patladı gitti hesabı gelsin Ferrari ler :) bu konuda çok eleştiri almış hani 'oturduğun arpa sekisi çığırdığın İstanbul türküsü' misal söylediği ile yaşadığı birbirine uymayanların inandırıcılığının doğal olarak olmaması yüzünden. İşin Türkiye ayağında ise 2010 da hakları satın alan Türk yayınevi epey baskı yapmış vs vs.. 97 li dönemlerde hatırlıyorum çok meşhurdu bu kişisel gelişim kitapları tarzı kitaplar...benim de epey okumuşluğum vardır değişik yazarlardan.. hala niye okuyorsun peki daha akıllanmadın mı diyecekler olacaktır tabi :) ama aldık bişiler yine.. ne demişler 'ettekraru Ahsen velevkane yüzseksen' :)
yani çoğu yazarın başka kelimelerle anlatmaya çalıştığını Sharma efendi bir yoginin ağzıyla anlatıyor hem de Himalayalar ın kuş uçmaz kervan geçmez Sivana sında Nirvana ya 6 ayda ererek..
Garip olan şu ki benim de iki puan kısmama sebep bu Nirvanayı bi gecede anlatıyor eskiden en iyi arkadaşı olan meslektaşına..

Hızır gibi mübarek :))

Bol bol alıntı yaptım kritik ve can alıcı noktaları..ister bir yogi ister bir islam alimi ister bir peygamber anlatsın ki anlatılanlar hakkaten gerçek anlamda insanın dünyasını düzenleyen önemli şeyler.. Dünyaya geldik bir kere kederi bırak hergün bu şarkıyı söyle hesabı hayatı yaratılış kodlarına göre yaşamak yani oyunu kurallarına göre oynamak en akıllıca olanı aslında.. Kitapta bol bol dediği şey UYANIŞ bu..yani hayatta olduğunun VE NEDEN hayatta olduğunun FARKINA varış ve buna uygun yaşayış.. her insan için bu uyanış tabiri caizse bir dürtme ile oluyor malum.. kahramanımız için de bu uyanışın başlangıcı mesleğinin zirvesinde paraya para demezken mahkeme salonunun orta yerinde kalp krizi geçirmek oluyor.. tabii ki verilen ikinci bir hayat şansında onca kaçırılan hayat akışı içinde Ferrari de neymiş :)

Buraya kadar okuyup da kitabı merak edenler için tavsiye edebilirim. Lâkin alışkanlıklarına dönmenin tüm kolaylığı ile "ula rakı içenler öldü de su içen ölmedi mi " diyen Türk kardeşlerime tabiki diycek heeeç bişey olmaz :)
bu derdin devası yok yani :))

Bir incelemenin de sonuna geldik kalanlara selam olsun :)
Her zamanki gibi sevgiyle aşkla kalın canlar..
264 syf.
·4 günde·8/10
DİKKAAT ! BU İNCELEME SPORA GİDERKEN VE AÇ KARNINA YAZILMIŞTIR. VERİLEN HER TÜRLÜ SPOİLERDEN YA DA İMLA HATALARINDAN SORUMLU DEĞİLİZ.

Bir Robin Sharma kitabının daha sonuna gelmiş bulunmaktayım. (Geç de olsa)
Olay örgüsü beş kişiden oluşan ve tamamen hayal ürünü olan bir kitap Ermiş, Sörfçü ve Patron.

Kaza yapıp hastaneye kaldırılan Jack'in tanıştığı oda arkadaşı Cal'ın o gece ölmesi ve Jack'e bıraktığı bir kutu ve kutunun içinden çıkan mektup, Peder Mike (ermiş) Sörfçü Moe ve Patron Tess ile tanışmasına ve geri kalan hayatının yeniden şekillenmesine vesile olur Jack'in.

Keyif alarak kısa bir sürede okuyabileceğiniz ve bir önceki kitap Ferrasini Satan Bilge'de olduğu gibi, eksik yönlerinizi keşfedeceğiniz, hayatınıza yön verebileceğiniz ve kendinizden bir şeyler bulacağınız bir çok cümle ile karşılaşacaksınız.

Kısa da olsa açıklayıcı bir inceleme olduğunu düşünüyorum. Detaylar için lütfen okuyunuz  ^_^
230 syf.
Robin Sharma' nın okuduğum ilk kitabı. Henüz bitmedi ve bitsin de istemiyorum açıkçası :) Birçok kişisel gelişim kitabı gibi "asıl" olanın sizin düşünceleriniz olduğunu , sınırlarınızı çizen ve sizi siz yapan şeyin "düşünce süzgeci"nizden geçenlerin belirlediğini; başarılı ve hayatta herşeye sahip olan bir avukat üzerinden anlatan bir kitap.Bunlara ek olarak hergün için yapmanız gereken bir hedef veriyor gibi.Bu sebepten ötürü bitsin istemiyorum sanırım:) Bol bol mana çıkarmalı okumalar diliyorum.
264 syf.
·Puan vermedi
Her insanın çıktığı sadece bir tane gerçek yolculuk vardi: Kişinin görevi kendisine biçileni degil, kendi kaderini bulmak ve onu kararlı bir biçimde eksiksiz olarak kendi içinde yaşamaktır. Bunun dışındaki her şey öylesine bir varoluş, bir kaçış çabası, kişinin icindekilerden korkarak kalabalığın ideallerini kabullenmesi ve konformizm olabilirdi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Robin Sharma
Unvan:
Hint Hukukçu, Yazar
Doğum:
Port Hawkesbury, Kanada, Ocak 1965
1965 yılında dünyaya gelen Sharma, Indialıdır. Annesi ve babası India bölgesinin yerlilerindendir. Yazar Kanada'nın doğu kıyısında büyümüş ve Nova Scotia'nın başkenti Halifax'da bulunan Dalhousie Law okulundan mezun olmuştur. Yazar hukuk eğitimi almıştır.

Liderlik, performans ve kişisel gelişim konularında dünyadaki en önemli uzmanlardan biridir ve eserleri kırk dört ülkede yayınlanmıştır. Yazar, başkanlık, yöneticilik ve eğitim hizmetleri veren "Sharma Uluslararası Liderlik" şirketinin yöneticisidir. Grubuyla beraber 10 yıldır uluslararası olarak büyük firmalara bu alanda hizmet vermektedir. Ayrıca okuyucuları arasında ünlü sanatçılar, kraliyet aileleri, spor ve pop yıldızları bulunmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 502 okur beğendi.
  • 13.199 okur okudu.
  • 308 okur okuyor.
  • 4.516 okur okuyacak.
  • 512 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları