Robin Sharma

Robin Sharma

Yazar
7.4/10
1.437 Kişi
·
5.796
Okunma
·
297
Beğeni
·
10.979
Gösterim
Adı:
Robin Sharma
Unvan:
Hint Hukukçu, Yazar
Doğum:
Port Hawkesbury, Kanada, Ocak 1965
1965 yılında dünyaya gelen Sharma, Indialıdır. Annesi ve babası India bölgesinin yerlilerindendir. Yazar Kanada'nın doğu kıyısında büyümüş ve Nova Scotia'nın başkenti Halifax'da bulunan Dalhousie Law okulundan mezun olmuştur. Yazar hukuk eğitimi almıştır.

Liderlik, performans ve kişisel gelişim konularında dünyadaki en önemli uzmanlardan biridir ve eserleri kırk dört ülkede yayınlanmıştır. Yazar, başkanlık, yöneticilik ve eğitim hizmetleri veren "Sharma Uluslararası Liderlik" şirketinin yöneticisidir. Grubuyla beraber 10 yıldır uluslararası olarak büyük firmalara bu alanda hizmet vermektedir. Ayrıca okuyucuları arasında ünlü sanatçılar, kraliyet aileleri, spor ve pop yıldızları bulunmaktadır.
Amaçlarına ve hedefine giden yolda ilerlerken eğlenmeyi ihmal etme. Hiçbir zaman geçmişte yaşadıklarından pişmanlık duyma.
Cesaret sana, diğerlerinin başarısız olduğu yerde vazgeçmeme iradesini kazandırır.
Robin Sharma
Sayfa 99 - Goa yayınları
Kimilerine göre hayatımız akıp gitmekte olan bir nehir, kimilerine göre de göz açıp kapayıncaya kadar geçen bir zaman dilimi. Bana göre de bir ân'dan ibaret, ta ki ebediyete intikal edeceğimiz o son ân'a kadar. Geçmiş yaşanmış ya da yarım kalmış yaşanmışlıklarla harmanlanmış karmakarışık, gelecek ise çözülmeyi bekleyen bir bilmece. Yani sırlarla dolu bir muamma.

Eskiden okumuş olduğum bir eserde, yazarın paylaştığı bir alıntıdan çok etkilenmiştim. Her ne kadar alıntıyı paylaşan yazar ile düşünce bazında ortak bir yargıya varmış olsam da, istem dışı alıntı belleğime kazılmıştı bir kere. Alıntıya göre, " Hayatımızın yarısını ana babalar, yarısını da çocuklarımız mahvediyor. " demekteydi. Ne zaman bu cümle zihnime dolsa, uzun uzun tefekküre dalarım. Ve her defasında da vardığım ortak karar, hayatımızı bilfiil kendimizin mahvettiği hakikati. Kabul ediyorum ebeveynlerimiz de, evlatlarımız da hayatımız hususunda söz sahibi. Bu hak onlara fıtratımızdan dolayı verilmekte. Lâkin, bu süreç biz izin verdiğimiz müddetçe etkili değil mi? Eylemlerimize olumlu ya da olumsuz müdahale de bulunuluyorsa, bu müdahale edenlerin mi, yoksa karışmalarına müsaade ettiğimiz için bizim suçumuz değil mi?

Eser de Julian Mantle' de hayatını mahvedenlerden. Ama ne ebeveyn, ne de çocuk değildir, hayatını karartmasına en önemli etken. Tam tersi önlenemez hırs ve emelleri uğruna, bedeninin iflas etmesine sebep olur. Daha fazla para ve daha yüksek bir mertebeye sahip olmak! Beden yıpranınca ruh sağlam kalır mı? Bedene oranla o da zamanla yıpranacak. Nice insanlar tanırım ki, yaşları hayatlarının baharında cıvıl cıvıl, enerjik olmaları gerekirken, bu gencecik yaşlarında enerjileri tükenmiş, biçare gibi etrafta dolanmaktalar. Ya çok çalışıp bedeni yormaktalar ya da olur olmaz düşüncelerle zihnin çökmesine sebep olmaktalar.

Neyse ki Julian 53 yaşında öğrenir, hayatın anlam ve değerini. Hatta öğrenmekle kalmaz, biz okurlara da öğretmenlik yaparak öğretir. Aslında dile getirdikleri o kadar basit detaylar ki. Belki içimizde hepimiz biliyoruz bile! Ama ne yazık ki, iş uygulamaya gelince, sınıfta kaldığımız su götürmez bir hakikat olmakta. Yaşamın değerini ölüm gelip de kapımızı çaldığı an anlarız. Oysa ki Seneca'nın, " Ey hayat! Ölüme şükret. Seni o'nun yüzünden seviyorum. " diyebilmeli insan.

Eser de olay örgüsü akıcı. Lâkin bana göre, bir solukta okunup bitirilecek bir eser değil! Benim nezdimde her cümlenin üzerinde tefekküre daldığım ve yaşamımda uygulamaya ihtimam gösterdiğim bir kaynak oldu. Dile getirilen cümleler bilinen cümleler olsa da, esere bir şans verilmeli! Bakarsınız, yaşamınız olumlu anlamda değişebilir... Kim bilir...

" Hep başın arkaya dönük mü, ilerlersin sen? Ya da; gördüğün şey hep geride kalan mıdır? Ya da; daha doğrusu geçmişe mi, senin yolculuğun? "
Italo Calvino ( Görünmez Kentler/ 76)
Öncelikle belirtmek isterim ki; genel anlamda bu kitap, acımasızca yapılan eleştirileri kesinlikle hak etmiyor. Kitabın en beğenilen incelemesi ise kitabı dahi okumayan bir arkadaş tarafından yapılmış bir inceleme olması da zannediyorum ki sitenin çok büyük bir ayıbı. Biz kitapseverler olarak hangi ara bir emek karşısında bu kadar saygısız, kaygısız ve acımasız olduk.

Sitemkâr ve gergin bir başlangıç yaptığımın farkında olmakla beraber kitap hakkındaki düşüncelerime geçmek istiyorum. Kitap, bir kalp rahatsızlığı sonucu Ferrari’sini satan bir avukatın, Hindistan’a yaptığı ziyaretle hayatına kattığı disiplin ve kaliteyi biz okurlara yansıtmaya çalışıyor. Yansıtıyor da. Öyle ki kitabı okurken doğa ile alakalı öylesine güzel tasvirlerden sonra hafta sonu bir doğa gezintisi yapmamam imkansızdı.

Kitap yetişkin bir bireyin hayatını ne kadar kaliteli yaşadığını sorgulamaya itiyor. Bu noktada kalite kelimesi ancak zihin yönetimi, gerçek bir amaç edinme, sürekli değişim, disiplin, zamana saygı, başkalarına yardım etme ve anın değerini bilme parametrelerinin gerçekleştirilmesi ile bir bütüne ulaşıyor ve işte o zaman kaliteli bir yaşamın sırlarına vakıf olunabileceği okurun zihninde yer ediniyor. Kitapta o kadar güzel cümleler var ki sırf bu güzel, bol sorgulatmalı ve farkındalık tohumu serpen cümlelerin varlığı sebebiyeti ile Ferrari’sini Satan Bilge okunmaya değer bir kitap.

Hiçbir zaman ön yargılı olmamak gerek. Şu kitabı yapılan yorumlar yüzünden okumasaydım neler kaçırdığımın dahi farkında olamayacaktım. Bu anlamda yapılan incelemelerin daha detaylı daha doyurucu olması en büyük temennim. Kitabın en güzel alıntılarından biri ile incelemeyi sonlandırmak istiyorum; Mutluluk doğru kararlarla, doğru kararlar deneyimle ve deneyim yanlış kararlarla gelir.
Anıl'ın incelemesini görünce seneler evvel başlayıp yarım bıraktığım kitabı tekrar elime aldım ve bu sefer bitirmeyi başardım.

Kişisel gelişim, NLP ya da adına her ne deniyorsa, bu tarz kitaplara karşı önyargımdan bağımsız olarak fikrim: içinde yararlanabileceğiniz tavsiyeler de barındıran kötü bir kitap.

Kitabı kötü bulmamdaki birinci etken yazarın üslubu.

Julian: Ben Hindistan’ın dağlarındayken bıdı bıdı… Yogi Krishnan bana bir gün dedi ki vıdı vıdı…
John: Vay canına Julian, neler diyorsun! Ne kadar da haklısın, hiç bu açıdan düşünmemiştim…

Kitap bu gibi yapmacık diyaloglar, kısa hikayeler, aforizmalar ve sanki anlaşılması çok zor şeyler anlatmış gibi, her bölüm sonunda okuduğumuzu anladık mı tadında madde madde özetler halinde ilerliyor. Kitabın verdiği öğütler: kariyer hırsı ve rekabetin gözümüzü kör etmesine izin vermemek, sevdiklerimize zaman ayırmak, paylaşmak, kendimizi tanımak, hayattaki amacımızı keşfetmek, hedef koymak ve onun için çabalamak, hatalarımızla yüzleşmek ve çıkardığımız derslerle yolumuza devam etmek, beden sağlığımıza dikkat etmek, yeterince uyumak, güne erken başlamak, dengeli beslenmek vs… Bunların hepsi güzel öğütler, dikkate alınmalı.

Belirtmek istediğim asıl nokta şu:

İşin içinde ticari kaygı olunca kitap benim için bütün samimiyetini yitiriyor. Doğu mistisizmini güzel bir ambalajla ticari ürün haline getirip batıda pazarlamak 2000’li yılların modası. Birtakım kişisel gelişim kitapları, saati bilmem kaç liralık yoga kursları, yaşam koçluğu, kuantumcular, organikçiler vs. derken dev bir sektör oluştu. Bu aslında uzun bir sürecin sonucu. Sanayi devrimi, şehirlerdeki nüfusun artması, daha çok insanın ekonomik özgürlük kazanması ve gelişen bireyselleşme sürecinden bahsetmek gerekiyor. Temel ihtiyaçlarını (barınma, gıda vs.) karşıladıktan sonra harcayabileceği parası ve zamanı olan insanlar çeşitli hobiler aracılığıyla (sanat, kültürel etkinlikler, spor, seyahat vb.) kendini gerçekleştirme ihtiyacını karşılayabilirken bazıları bu manevi tatmine ulaşamıyor. Kimisi başarı ve para hırsına kendini kaptırıp acımasızlaşıyor, kimisi de içine kapanıyor, yalnızlaşıyor. Sonuç: kronik mutsuzluk. Bu manevi tatminsizlik insanları arayışa sürüklüyor. Bazı insanlar da bu arayışı ticari bir fırsata çeviriyor. Ben bu durumu etik bulmuyorum.

Yazar Robin Sharma zaten pek ferrarisini satan bir bilgeye benzemiyor. Onun bilgeliği biraz farklı. Kurduğu şirket, çok uluslu şirketlere danışmanlık hizmeti, çalışanlarına liderlik kursları veriyor. Dileyen ayda 50000 $’dan başlayan fiyatlarla Robin Sharma’nın engin tecrübelerinden bire bir faydalanabiliyor.

http://www.robinsharma.com/personal-coaching

Hepimiz hayatımıza yön verirken zaman zaman başka insanların fikirlerinden, tecrübelerinden yararlanmaya ihtiyaç duyuyoruz. Ama bence bu yolda bu tarz kitaplardan önce biyografi, otobiyografi, psikoloji, felsefe vs. türünde okunabilecek çok değerli kitaplar var.

Alt tarafı bir kitap, oku geç işte diyene sözüm yok ama kendini bu tür kitaplara kaptırmış, ciddi ciddi hayatın anlamını, başarının anahtarını bulabileceğini sanan kitlenin varlığı da beni düşündürüyor.
*Kitap için beklentisini çok yüksekte tutan ya da çok fazla kişisel gelişim kitabı okuyan varsa, belki beklentisinin biraz altında kalabilir. Ama ben kendimden bir çok şey bulduğum, eksiklerimi fark ettiğim ve değiştirmem için ne yapmam gerektiğini öğrendiğim için severek okudum.

Konusuna gelince Julian Mantle, yoğun bir tempo ile çalışan, kariyer, şöhret ve zenginliğe sahip, ülkesinin tanınmış avukatlarından biridir.
Bir gün davaların birinde Julian kalp krizi geçirerek mahkeme salonunda yere yığılır. Ve tabiri caizse bu kalp krizi Julian için bir dönüm noktası olur. Hayatı için çok önemli bir karar alır...
Kitabın kalanında bu aldığı karar neticesinde 3 yıl boyunca ortadan kaybolur ve dönüşünde tüm yaptıklarını ve yaşadıklarını anlatır. Yani bir insanın anılarını dinliyor gibi hissedeceksiniz. Tek farkı öğretici anılar olması.
Devamını anlatırsam tüm kitabı özetlemiş olurum sanırım. O yüzden kalan kısmı size bırakıyorum  ^_^

İnsanın hayatında önceliklerinin ne olması gerektiğini şöhret ve kariyerde elde edebileceği her şeye sahip olmasına rağmen yaşadığı tatminsizliği çok güzel bir şekilde ifade eden ve bakış açınızın değişmesine yardımcı olan bir kitap.
İyi okumalar dilerim (:
DİKKAAT ! BU İNCELEME SPORA GİDERKEN VE AÇ KARNINA YAZILMIŞTIR. VERİLEN HER TÜRLÜ SPOİLERDEN YA DA İMLA HATALARINDAN SORUMLU DEĞİLİZ.

Bir Robin Sharma kitabının daha sonuna gelmiş bulunmaktayım. (Geç de olsa)
Olay örgüsü beş kişiden oluşan ve tamamen hayal ürünü olan bir kitap Ermiş, Sörfçü ve Patron.

Kaza yapıp hastaneye kaldırılan Jack'in tanıştığı oda arkadaşı Cal'ın o gece ölmesi ve Jack'e bıraktığı bir kutu ve kutunun içinden çıkan mektup, Peder Mike (ermiş) Sörfçü Moe ve Patron Tess ile tanışmasına ve geri kalan hayatının yeniden şekillenmesine vesile olur Jack'in.

Keyif alarak kısa bir sürede okuyabileceğiniz ve bir önceki kitap Ferrasini Satan Bilge'de olduğu gibi, eksik yönlerinizi keşfedeceğiniz, hayatınıza yön verebileceğiniz ve kendinizden bir şeyler bulacağınız bir çok cümle ile karşılaşacaksınız.

Kısa da olsa açıklayıcı bir inceleme olduğunu düşünüyorum. Detaylar için lütfen okuyunuz  ^_^
Robin Sharma' nın okuduğum ilk kitabı. Henüz bitmedi ve bitsin de istemiyorum açıkçası :) Birçok kişisel gelişim kitabı gibi "asıl" olanın sizin düşünceleriniz olduğunu , sınırlarınızı çizen ve sizi siz yapan şeyin "düşünce süzgeci"nizden geçenlerin belirlediğini; başarılı ve hayatta herşeye sahip olan bir avukat üzerinden anlatan bir kitap.Bunlara ek olarak hergün için yapmanız gereken bir hedef veriyor gibi.Bu sebepten ötürü bitsin istemiyorum sanırım:) Bol bol mana çıkarmalı okumalar diliyorum.
Robin Sharma'nın okuduğum ilk kitabı oldu. Kitap 11 farklı başlıktan oluşuyor. Birçok güzel sözler kitapta bulunmakta. Not edinebileceğiniz bir kitap. Akıcı bir kitap olarak bulmadım, okurken çok sıkıldım yarımda bırakamadım sonuna kadar okudum. Yazar düşündüklerini iyi bir şekilde biz okurlara aktaramıyor. Ben kitabı zaman kaybı olarak buldum, bana pek birşey katmadı diyebilirim. En güzel bulduğum söz; "Zengin bir yürek olmadan, zenginlik çirkin bir dilencidir" oldu. Okumayın demiyorum, okuyunda demiyorum.
Zamanının çoğunu çalışmaya veren avukat Julian, günde neredeyse 18 saat ofisinden çıkmıyordu. Birgün yine bir mahkemede duruşma saatini beklerken aniden kalp krizi geçirir . Hastaneye kaldırılır. Birkaç gün hastanede kaldıktan sonra zor bir karar verip işten ayrılır . Buna en çok üzülen kardeşi gibi sevdiği, öğrencisi John olur .
Hindistan 'a yerleşen Julian hırpalanmış hayatını boşa harcadığını farkeder . Orada bilgilerle tanışır . Tanıştığı bilgelerden biri de Yogi Raman 'dır. Ondan çok şey öğrenecektir.
Geçmişte yaşadığı hayatının aynısını ögrencisi John 'de gören Julian : Yogi Raman'dan öğrendiği 7 Erdemi ona da anlatıp onun da hayatını güzel bir şekilde yaşamasına yardımcı olur .
Hayır okumadım, okumayı da düşünmüyorum. Yorum yazmak için illa ki okumuş olmak mı gerekiyor, hayır. Puanına baktım diğer yorumları okudum ve kitabı okumamaya karar verdim. Ama kişisel gelişim kitapları sevenler için bir kitap önerebilirm. Leonardo Da Vinci gibi düşünmek. Kitap bu sitede yok ama çok güzel, çok faydalı bir kitap. Okuyun derim..
Böyle kitap mı olur? Resmen bitirmek için mücadele ettim. Çok sıkıcıydı.. İşin garip tarafı içindeki öğreti ve tavsiyeler uygulama da olmayacak ya da zaten uygulamak zorunda oldugumuz ve uyguladigimiz şeyler. Her yönüyle bana saçma geldi. Belki de saçma olan benimdir, bilemem. Açıkçası çok şey vermeye çalışıp hiç bir şey vermeyen bir kitap. Daha iyi kitaplara zaman ayrılabilir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Robin Sharma
Unvan:
Hint Hukukçu, Yazar
Doğum:
Port Hawkesbury, Kanada, Ocak 1965
1965 yılında dünyaya gelen Sharma, Indialıdır. Annesi ve babası India bölgesinin yerlilerindendir. Yazar Kanada'nın doğu kıyısında büyümüş ve Nova Scotia'nın başkenti Halifax'da bulunan Dalhousie Law okulundan mezun olmuştur. Yazar hukuk eğitimi almıştır.

Liderlik, performans ve kişisel gelişim konularında dünyadaki en önemli uzmanlardan biridir ve eserleri kırk dört ülkede yayınlanmıştır. Yazar, başkanlık, yöneticilik ve eğitim hizmetleri veren "Sharma Uluslararası Liderlik" şirketinin yöneticisidir. Grubuyla beraber 10 yıldır uluslararası olarak büyük firmalara bu alanda hizmet vermektedir. Ayrıca okuyucuları arasında ünlü sanatçılar, kraliyet aileleri, spor ve pop yıldızları bulunmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 297 okur beğendi.
  • 5.796 okur okudu.
  • 123 okur okuyor.
  • 2.352 okur okuyacak.
  • 257 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları