Cansu Çınar

Cansu Çınar
@Cansu1364
Kendi halinde okur .
Herkese selamün aleyküm, Aranızdan bir kişiye aşağıdaki eserlerden birini hediye etmek istiyorum. Yorumda eseri belirtmeniz kâfidir. Hayırlısı olsun herkes için şimdiden. Açıklanma Tarihi: 15. 05. 2026 Eserler: ▪︎ Kimyâ-yı Saâdet (4 Cilt Takım) ▪︎ Hilyetu’l Evliyâ ve Tabakâtu'l Asfiyâ (12 Cilt Takım) ▪︎ İslâm Tarihi (8 Cilt Takım) ▪︎Hak Dini Kur'an Dili (Kutulu 8 Cilt Takım) ▪︎ Faziletler Medeniyeti Serisi 18 Kitap Osman Nuri Topbaş share.google/oFTkG4kR2H8sRnRme ▪︎ Musannef (16 Cilt Takım) ▪︎ Riyâzü's-Sâlihîn (8 Cilt Takım) ▪︎ Bilim ve Sanat Terimleri Ansiklopedisi (4 Cilt Takım)
1000Kitap
Cansu Çınar
Riyâzü's-Sâlihîn (8 Cilt Takım)
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Tarihin Kanlı Lekesi
Netanyahu denilen o haysiyet fukarası katil, bebek kanıyla suladığı koltuğunda otururken aslında kendi cehennemini inşa ediyor. Gazze’de masumları nefessiz bırakarak, parçalanmış çocuk bedenleri üzerinden siyaset devşiren bu aşağılık mahluk, insanlık tarihinin gördüğü en sefil, en iğrenç canidir. Kendi siyasi leşini kurtarmak için koca bir coğrafyayı ateşe veren bu şerefsizliğin ne bu dünyada bedeli ödenebilir ne de tarihin çöplüğünde yeri temizlenebilir. Bu eli kanlı iblisin ve ona alkış tutan satılmış köpeklerin sonu, yıktıkları o enkazın altında boğulmak olacaktır. Döktüğün her damla kanda geberene kadar lanetleneceksin senin adın tarihe bir lider olarak değil, insanlığın yüz karası bir leke olarak kazınacak ve bunu HZ.Muhammed’in ümmeti yapacak.
1000Kitap
Cansu Çınar
Amin 🤲🏻🤎
Elifnur’un Funda Hanım’ın Evini ziyareti
Bir gün sonra Elifnur, Funda Hanım’a ziyarete geldi. Kız kapıyı açtığında bir an durdu. Karşısındaki genç kız tesettürlüydü ama yüzünde hiçbir kasvet yoktu. Aksine, içten bir huzurla gülümsedi. “Selamünaleyküm,” dedi Elifnur. Kız şaşırdı. Göz göze geldiler. Elifnur’un gözlerinde yargı yoktu, üstünlük yoktu. Sadece derin bir sevgi. Funda Hanım içeriden seslendi: “Elifnur, kardeşim hoş geldin.” Birlikte salona geçtiler. Elifnur kızı süzdü, ama sadece kalbine ulaşmak ister gibi bir bakışla. Funda Hanım mutfakta çay hazırlarken Elifnur ve Sevilay sa- londa yalnız kalmıştı. Hava loştu, perde aralığından süzülen gün ışığı koltuklara düşüyordu. Sevilay sessizliği bozdu. Sesi biraz sert, biraz meraklı ama içinde bir samimiyet vardı: “Elifnur... Sana bir şey sormak istiyorum. Cevabın beni kızdırır mı bilmiyorum ama...” Elifnur gülümsedi, içten bir ifadeyle: “Sor Sevilay. Kızdırmaz inşallah, sadece düşündürür belki.” Sevilay biraz durdu, sonra sordu: “Mesela... Allah neden kadınların açık giyinmesini istemiyor? Bedenimiz bizim değil mi? Neden örtünmek zorundayız?” Elifnur başını hafif eğerek düşündü. Sonra yumuşak bir sesle: “Allah Teâlâ Kur’an’da şöyle buyurur; ‘Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve mümin kadınlara söyle, dış elbiselerini üzerlerine alsınlar. Bu, onların tanınıp incitilmemeleri için daha uygundur.’ (Ahzâb, 33/59.) Beden evet bize emanet. Ama bir emanet sahibinin kurallarına göre korunur. Nasıl ki değerli bir mücevheri açıkta değil, kutusunda saklarsın; örtünmek de kendini saklamak değil, kıymetini göstermek içindir.” Sevilay bir an sustu. Sonra bir başka soru: “Ama erkeklere neden bu kadar baskı yok gibi? Onlar neden daha özgür görünüyor?” Elifnur hafifçe başını salladı: “Erkeklere de sorumluluk var. Kur’an şöyle der; ‘Mümin erkeklere söyle: Gözlerini haramdan
Din
Dilan uçar isimli okura yanıt verildi
Cansu Çınar
Amin 🤲🏼
Elifnur’un Funda Hanım’ın Evini ziyareti
Bir gün sonra Elifnur, Funda Hanım’a ziyarete geldi. Kız kapıyı açtığında bir an durdu. Karşısındaki genç kız tesettürlüydü ama yüzünde hiçbir kasvet yoktu. Aksine, içten bir huzurla gülümsedi. “Selamünaleyküm,” dedi Elifnur. Kız şaşırdı. Göz göze geldiler. Elifnur’un gözlerinde yargı yoktu, üstünlük yoktu. Sadece derin bir sevgi. Funda Hanım içeriden seslendi: “Elifnur, kardeşim hoş geldin.” Birlikte salona geçtiler. Elifnur kızı süzdü, ama sadece kalbine ulaşmak ister gibi bir bakışla. Funda Hanım mutfakta çay hazırlarken Elifnur ve Sevilay sa- londa yalnız kalmıştı. Hava loştu, perde aralığından süzülen gün ışığı koltuklara düşüyordu. Sevilay sessizliği bozdu. Sesi biraz sert, biraz meraklı ama içinde bir samimiyet vardı: “Elifnur... Sana bir şey sormak istiyorum. Cevabın beni kızdırır mı bilmiyorum ama...” Elifnur gülümsedi, içten bir ifadeyle: “Sor Sevilay. Kızdırmaz inşallah, sadece düşündürür belki.” Sevilay biraz durdu, sonra sordu: “Mesela... Allah neden kadınların açık giyinmesini istemiyor? Bedenimiz bizim değil mi? Neden örtünmek zorundayız?” Elifnur başını hafif eğerek düşündü. Sonra yumuşak bir sesle: “Allah Teâlâ Kur’an’da şöyle buyurur; ‘Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve mümin kadınlara söyle, dış elbiselerini üzerlerine alsınlar. Bu, onların tanınıp incitilmemeleri için daha uygundur.’ (Ahzâb, 33/59.) Beden evet bize emanet. Ama bir emanet sahibinin kurallarına göre korunur. Nasıl ki değerli bir mücevheri açıkta değil, kutusunda saklarsın; örtünmek de kendini saklamak değil, kıymetini göstermek içindir.” Sevilay bir an sustu. Sonra bir başka soru: “Ama erkeklere neden bu kadar baskı yok gibi? Onlar neden daha özgür görünüyor?” Elifnur hafifçe başını salladı: “Erkeklere de sorumluluk var. Kur’an şöyle der; ‘Mümin erkeklere söyle: Gözlerini haramdan
Din
Cansu Çınar
Bu , yasak değil bir rahmet çemberidir . "Allah insanlara zulmetmez, fakat insanlar kendilerine zulmederler.” (Yunus 44)