Musiki, ruhunun bütün yetenek, uçuş ve özleyişlerini harekete geçiriyor, onu ihtiyaçlarla, sevda ve canını feda etmek ihtiyaçlarıyla, tatmin edilmesi olanaksız olduğu için tatlı başlayıp taştıkça, elemli ihtiyaçlarla boğuyordu.
Demek bitmiş, onun için artık her şey bitmişti; demek artık kesinlikle karar vermek gerekecekti ki yıllar, hep çoğalan bir usanç güçsüzlüğüyle geçerek, yaşlılık bir gün onu çürütecekti! Hem de yaşamamış olarak, henüz yaşamak üzere olduğu sanılırken... Her şey bitmişti, öyle mi?