Cansu

Yani bencil bir mülkiyet duygusu cehaletle birlikte öne çıkınca, aşk hırpalanıyor, cayıyor ve sonuçta hala yaşanabiliyorsa, yine tek kişilik yaşanıyor... Çünkü insan doğası önünde sonunda aşkı 'koşullu' kılıyor; 'benim istediğim gibi biri olursan seni sevebilirim' gibi yaklaşımlarla aşkı pazarlığa yatırıyor. Oysa aşk, sevgiliyi nasılsa öyle sevebilmektir... Goethe, "İnsan kayıtsız şartsız sevemeyecekse, o aşkın durumu parlak değildir," diyor. Bizim kültürümüzde aşk, 'kavuşma' ve 'mülkiyet'le ifade buluyor; oysa çoğu zaman kavuşulan andır ayrılık. Sevgimizi sevebilmeyi bilmiyoruz...
Sayfa 9
Reklam
Kişinin sevgi gereksinimi, sonsuz bir susamışlıktır. Varlığın acısını dindirmek, beğenilmek, onaylanmak, arzulanmak, inanılmak, sevilmek, karnını doyurmuş ve sosyal güvenliğini sağlamış her insanın gereksinimidir. Dünyaya gelmiş olmasının ona verdiği bir haktır bu.
Sayfa 8
İbn Haldun ne kadar haklıymış diye düşündüm, coğrafya kaderdir derken ne kadar haklıymış.
Sayfa 121
Bir şeyler yapıyorum, yürüyorum, konuşuyorum, yemek yiyorum yani her zaman yaptığım işleri sürdürüyorum ama nasıl anlatsam, bir boşluk duygusu içinde. Sanki içimde derin bir hiçlik var.
Sayfa 110
Harese nedir, bilir misin oğlum? Arapça eski bir kelimedir. Bildiğin hırs, haris, ihtiras, muhteris sözleri buradan türemiştir. Harese şudur evladım. Develere çöl gemileri derler bilirsin, bu mübarek hayvan üç hafta yemeden içmeden, aç susuz çölde yürür de yürür; o kadar dayanıklıdır yani. Ama bunların çölde çok sevdikleri bir diken vardır. Gördükleri yerde o dikeni koparır çiğnemeye başlarlar. Keskin diken devenin ağzında yaralar açar, o yaralardan kan akmaya başlar. Tuzlu kanın tadı dikeninkiyle karışınca bu, devenin daha çok hoşuna gider. Böylece yedikçe kanar, kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz ve engel olunmazsa kan kaybından ölür deve. Bunun adı haresedir. Demin de söyledim, hırs, ihtiras, haris gibi kelimeler buradan gelir. Bütün Ortadoğu'nun âdeti budur oğlum, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. Kendi kanının tadında sarhoş olur.
Sayfa 46