aycacapkan

aycacapkan
@Capkanayca
Antalya
29 Temmuz
64 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
Doğru an
On temmuz sıfır sıfır elli sekiz. Yazacağım belli bir şey olmamasına rağmen yeni bir sayfaya ve harflere ihtiyacım vardı. Ne hissettiğimi hiç bilmediğim bir durumda bulunuyorum şu an. Mutlu muyum? Dertten sabahlara kadar oturmak mı istiyorum? Gibi gibi bir sürü düşünce geçiyor kafamdan ve ben hangisinin doğru olduğunu bilmediğim için kafa yormuyorum herhangi birine. Öyle daha kolay geliyor. Zamanı gelince çözülecekmiş gibi hissediyorum. Sanırım emin olduğum bir düşünce -his- varmış. Zamanı gelince olacağına inancım asla tükenmeyecekmişçesine varlığı sürdürüyor. Buna neden bu kadar bağlı olduğumu bilmiyorum. Yaşadığım şeylerin zamanının yaşadığım an olduğunu bilmek iyi geliyor ama o zamanı beklemek olayı insanı yoruyor. E haliyle bir noktada da yıpratıyor. Bilinmezlik. İnsana her şeyi yaptırabiliyorken aynı zamanda hiçbir şey yaptırmıyor da. Tam bir boşluktan ibaret. Doğru zamanın hangi an olduğunun bilinmezliği. On temmuz sıfır bir yirmi. Daha fazla ekleyebileceğim bir şey olmamakla birlikte kendim başta olmak üzere herkese doğru zamanı beklerken iyi şanslar dilerim. 😊
Edebiyat
Reklam
x
Sekiz temmuz iki kırk. Bugün beş altı yaşlarında bir çocuktan ayar yedim. Kendisi çalıştığım mağazaya annesiyle birlikte alışverişe geldi. Kartlığımdan adımı okudu ve adımı sevmediğini belitti. Normalde çok umurumda olacak bir şey değildi. Annesi çocuğa öyle denilmesinin ayıp olduğundan bahsederken adını sordum. X dedi. Hoşlandığım çocuğun adıyla karşılaşmak beklediğim son şeydi. Duvara çarpmışa döndüğüm halde çaktırmadan çocukla konuşmaya devam ettim. Onun adının çok güzel olduğundan falan bahsetmiş olmam lazım. Sonra annesiyle birlikte işleri bitti ve kapıya doğru yönelmeye başladılar. Görüşürüz, tanıştığıma memnun oldum dememe rağmen arkasına bile bakmadan uzaklaştı X. Annesiyse arkasını dönüp bana gülümseyip uzaklaştı. Bunları yazarken hala toparlanmış değilim. Çünkü hoşlandığım çocuğa en son görüşürüz dediğimde o da arkasını dönmeden gitmişti. Bu olaydan daha önceki bir görüşürüz olayında ise yüzüme bile bakmadan kafasını çevirmiş ve başka şeylerle ilgilenmeye başlamıştı. Hatırladıklarım ve yaşadıklarımın canımı yaktığı bir dönemdeyim. Umarım en kısa zamanda mutlu olmaya başlarım. Çünkü bu yoruyor. Yorduğu yetmiyormuş gibi canımı da yakıyor. Sekiz temmuz iki elli üç. İyi geceler…
Edebiyat
Doğum günü
Yedi temmuz sıfır sıfır otuz altı. Doğum günüme yirmi iki gün var. Hayatım boyunca günleri saydığım, o günü yaşamak için can attığım doğum günüme bu yıl yaklaşmak bile istemiyorum. O gün yaşayacaklarım, yapacağım plan, yanımda olacak kişiler hepsi tam bir belirsizlik abidesi. Geçen sene arkadaşlarımla birlikte kutlamaya çalıştığım ama pek de becerikli olamadığım doğum günümün pek de mutlu edici bir tarafı yoktu. Bu senekine gelirsek de yanımda kim olacağını bilmiyorum. Arkadaşlarımın neredeyse tamamı başka şehirde. Hepsinin beni hatırlayacağından eminim ama yanımda olmalarıyla aynı şey olmadığını da biliyorum. Düşündüğüm kadar yalnız olmayacağımı da biliyorum ama ya yanılıyorsam. Yaş almayı kutlamak değil aslında istediğim. Arkadaşlarımla güzel vakit geçirmek. Herkesin eğlenmesi ya da en azından sıkılmıyor, kaliteli zaman geçiriyor olması tek istediğim. Arkadaşlarımın yanımda olmasına rağmen geçen sene bir noktada bunun yanından bile geçememiştim. Bu yılsa yeni edindiğim arkadaşlıklarım dahil -tek bir kişi dışında- hiç arkadaşım yok şehirde. Hayat çok garip zamanında verdiklerini her yıl azar azar geri alıyor. Bazen geri veriyor ama bazen vermemek üzere almış oluyor. İkinci durumda olmadığım için çok da üzülemiyorum arkadaşlarımın yanımda olmamasına. Sonuçta bir noktada görüşeceğimizi düşünüyorum. Abartıyor olabilirim. Dünyada bin bir çeşit sorun varken benim takıldığım nokta doğum günümde kimin olacağı. Hayatım boyunca er ya da geç bir kutlama -toplanma- yapılmamış olsa bu kadar önemsemezdim belki bu durumu ama öyle olmadı. Neyse belki de bu kadar kurmamalıyım. Sonuçta hayat bu ne getireceğini ve ne götüreceğini bilemem. Yedi temmuz sıfır bir sıfır iki. Bu kız iyi geceler diler ve bu konuyu akışına bırakmaya karar verir. 😊
Edebiyat