"Çocuk, bahçedeki elma ağacına tırmanıp hayallere
dalarrnış. Gün boyu inmezmiş ağaçtan aşağı; kimi
geceler dallarda sabahlannnş. Sonunda, bu gidişata
dayanamayan aile büyükleri kesivermiş ağacı. Çocuk elma ağacından geriye kalan çukunın içine girip ağacın orada olduğımu hayal etmiş. Sulu sulu, kütür kütür elmalar yemiş. Görmeden bilebilir, girmeden varabilir, dokunmadan hissedebilirsin, eğer hayal etmeyi biliyorsan ...(Mahrem) "
"İnsanlar bir yığın acayip şeyler söylüyorlar. Bazen, koyunlarla birlikte yaşamak çok daha iyi, konuşmaz koyunlar, yiyecek ve su aramaktan başka bir şey yapmazlar. Ya da kitaplar, dinlemek isterseniz size ilginç öyküler anlatır kitaplar. Ama insanlarla konuşurken durum başka, öylesine tuhaf şeyler söylerler ki, konuşmayı nasıl sürdüreceğinizi bilemezsiniz."
"Peki," demiş bunun üzerine bilgeler bilgesi, " sana verebileceğim tek bir öğüt var: Mutluluğun Gizi dünyanın bütün harikalarını görmektir, ama kaşıktaki iki damla yağı unutmadan."