Uygarlıkla birlikte gelişen bedeni gizleme alışkanlığı, cinsel merakı uyanık tutar ve kişi onun saklı bölümlerini ortaya çıkararak cinsel nesneyi tamamlamak ister. Aynı şekilde ilgi yalnız cinsel, organlar üzerinde yoğunlaşmadığı, fakat bütün bedene yayıldığı zaman merak başka bir yönde sanat yönünde ( "yüceltme- sübliminasyon") gelişir.
Fetiş ihtiyacı değişmez bir şekil aldığı ve normal amacın yerine geçtiği ya da fetiş belli bir kişiden koptuğu ve cinselliğin tek nesnesi olduğu andan beri patolojik bir durum var demektir
Cinsel nesnenin yerini alan, genellikle bedenin cinsel bir amaca uygun olmayan bir bölümü ya da tercihen sevilen nesneye, onun cinsi ile ilintili cansız bir şeydir. Bu yerini almalar, ilkel insanın tanrısını canlandırdığı fetiş ile kıyaslanabilir
Cinselliğin bedenin diğer bölümlerine yayılması, hangi biçimde olursa olsun, temelde yeni hiçbir şey açıklamamakta ve cinsel dürtü bilgisini hiçbir şey getirememektedir, bu sadece cinsel nesneyi büsbütün elde etmek isteğini açığa vurmaktadır. Fakat, cinsel bakımdan fazla değer vermenin dışında, bu anatomik saldırılarda, soruna yabancı olanların pek de bilmediği yeni bir öğe tespit ediyoruz. Ağız ve anüs mukozaları gibi, bedenin kimi bölümleri -ki bunların önemi bütün bu pratiklerle gösterilmelidir- üreme organları gibi sayılmak ve onlar gibi işlem görmek niteliği kazanmaktadır. Bu eğilin cinsel dürtünün gelişmesi ile doğrulanmaktadır ve marazi hallerin semptoma-tolojisinde gerçekleşmesini bulmaktadır.