Mehmet

Aynaya çok fazla bakarsan karşında maymun görürsün
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Gözlerim; yavaş yavaş ve sıkıntılı, saçlardan alna ve yanaklara iniyor: ama işe yarar bir yere raslamayıp karaya oturan gemi gibi kala kalıyor. Elbette orda da bir şeyler var, örneğin bir burun, gözler, ağız, ama yavan, anlamsız, insan yüzünün taşıması gerekli anlatımdan yoksun.
Ayağa kalkıyorum. Bu solgun ışıkta kıpırdanıyorum; ve ışığın, ellerimde, ceketimin yenlerinde değiştiğini görüyorum: nasıl tiksindiriyor beni anlatamam. Esniyorum. Masanın üstündeki lambayı yakıyorum: belki lambanın ışığı gün ışığını bastırır diye yakıyorum. Ama yazık. Lamba yürekler acısı bir ışık demeti sızdırmaktan öteye gidemiyor. Söndürüyorum. Ayağa kalkıyorum. Duvarda ak bir oyuk var, ayna. Daha doğrusu bir tuzak. Biliyorum düşeceğim tuzağa. Düştüm bile, aynada kurşunî bir şey beliriyor. Yaklaşıyorum ve bakıyorum, çekilip gidemem artık önünden. Bu görünen kurşuni şey yüzümün yankısı benim. Bu yitik günlerde sık sık bakarım bu yüze. Hiç bir şey demiyor yüzüm bana. Başkalarının yüzlerinin bir anlamı var. Benimkinin yok. Güzel ya da çirkin olduğuna bile karar veremem. Çirkin olduğunu sanıyorum, çirkin olduğunu söylediler çünkü. Bir toprak parçasına ya da bir kayaya güzel çirkin denilebilirmiş gibi, yüzümde bir nitelik bulmaları, çirkin bile demeleri şaşırtıyor aslında beni.
Kendimden alabildiğine iğrenmem için, on beş dakika yeter de artar bile, biliyorum. Ama hayır, teşekkür ederim baylar, can attığım yok buna.
Kış aylarında nice severdim gökyüzünü. Kara yağmur bulutlarıyla kaplı, dar, gülünç ve dokunaklı bir yüz gibi pencerelere eğilen, kış aylarının gök yüzünü. Gülünç değildir bu güneş, tersine. Uykusuz geçirilen bir geceden sonra, uyanıkken coşkuyla alınan kararlara, tek bir sözcük silmeden, çizmeden bir çırpıda yazılan yazılara attığımız bakışlar gibi, doyumsuz ve hesaplı bir ışık vurur bütün sevdiğim nesneler üstüne, şantiyenin paslı demirlerine, tahta perdenin çürük kaplamalarına.