Hamza Altun

Hamza Altun
@Carlwonclausewitz
Uyuduğunu Ancak Uyandığında Fark Edersin
Bazı gerçekler vardır ki, insan onları ancak geçmişe dönüp baktığında fark eder. Uyuduğunu bilmezsin; rüyanın içindeyken her şey gerçektir. Ancak uyandığında, uykuda olduğunu anlarsın. Tıpkı toplumların bazı gerçekleri çok geç fark etmesi gibi… İnsanlık tarihi, büyük yanılgıların ve geç kalınmış farkındalıkların izleriyle doludur. Bilimin ışığını reddedenler, ancak yıllar sonra karanlıkta kaldıklarını anlamışlardır. İnsan haklarını hiçe sayan toplumlar, özgürlüğün kıymetini ancak onu kaybettiklerinde bilmiştir. Çevreyi tahrip eden medeniyetler, doğanın kendilerine sunduğu nefesi daraldığında uyanmıştır. Zamanın içinde kaybolan toplumlar, çoğu kez uyuduklarını fark etmezler. Yanlışları tekrar eder, uyarıları göz ardı eder, hatalarına bahaneler üretirler. Ancak bir sabah uyanırlar—bazen savaşla, bazen yıkımla, bazen bir kayıpla. Ve işte o an, uykuda olduklarını anlarlar ama çoğu kez çok geçtir. Belki de en büyük trajedi, uyanışın her zaman bir bedelle gelmesidir. Uyanmanın sancısı, uykunun rehavetinden daha ağırdır. Ama kaçınılmaz olan şudur ki, her toplum bir gün uyanacaktır. Önemli olan, bu uyanışın çok geç olmadan gerçekleşmesidir.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Savaşmaktan vazgeçiyorum. Bu bir son olsun. Gizlenecek bir yerim ,karanlık bir köşem olsun. Unutulmak istiyorum tanrı tarafından bile…
Iıı şey …bilirsin yaşamak zararlıdır . İnsanlar ondan ölür.
Zaafların Anatomisi: Kötülüğün Sessiz Yasası
İnsan, doğası gereği bir boşlukla doğar. Kimisi bu boşluğu sevgiyle doldurur, kimisi bilgiyle, kimisi ise hırsla. Fakat bazıları, kendi boşluklarını doldurmanın yolunu başkalarının eksiklerinde arar. Zayıflık bir insanın iç dünyasında açılmış bir çatlak gibidir; yeterince dikkat edilmezse, içine bir başkasının iradesi sızabilir. Bir insan aldanır, çünkü görmek istediğini görür. Bir insan kandırılır, çünkü kendi doğrusuna inanmak, gerçeği kabul etmekten daha kolaydır. Kötü bir insan fırsat bulduğu için kötü değildir; kötülüğe alan açıldığı için kötüdür. Zulüm, sadece zalimin iradesinden doğmaz; mazlumun sessizliğiyle büyür. İnsanlar, en zayıf noktalarından yönetilir. Birine duyulan hayranlık, onu sorgulamayı unutturduğunda istismar başlar. Birine duyulan güven, onu mutlak doğru kabul ettirdiğinde manipülasyon kaçınılmaz olur. Bir insana duyulan sevgi, kaybetme korkusuna dönüştüğünde bağımlılık başlar. Ve en nihayetinde, bir insanın suskunluğu, bir başkasının hükmetmesine zemin hazırladığında esaret doğar. O halde insanın en büyük görevi, kendi zaaflarını bilmek ve onları başkalarının silahı olmaktan çıkarmaktır. Zayıflığını kabul eden insan, onu kullanabilecek elleri fark eder. İradesine sahip çıkan insan, sömürülmeyi reddeder. Çünkü en büyük özgürlük, başkasının oyununda bir piyon olmadığını fark etmektir. Dünya kötülerin değil, kötülüğe izin verenlerin omuzlarında yükselir. Ve kötülük, onu tanıyıp karşısında durmadıkça hep daha güçlenir.
Adalet acımasız olmalı . Özellikle adaleti başkalarına çok görenlere karşı