"Fakat tarih, imparator olan esirlerden de bahseder."
"Tarih aynı zamanda imparator olan esirlerin ayaklarına gelen fırsatlardan da bahseder. Hiç kimse fırsatı kendi yaratmaz. Büyük adamların büyüklükleri, fırsatın ne zaman geldiğini bilmelerindendir. Ben de o fırsatı çok bekledim fakat bana gelmedi. Dikenler etrafımı sararak beni boğdu."
"Babam iyi bir adamdı," demişti bir keresinde Ernest bana.
"Temiz bir yüreği vardı. Ne yazık ki bu temiz yüreği bozdular. Onun için oldukça çetin olan hayat şartları bu temiz yüreği kirletti, sakatladı, duygularını köreltti. Patronları olan o baş canavarlar onu da iliği bile emilmiş bir canavara döndürdü. Tıpkı senin baban gibi benim babam da bugün hayatta olabilirdi ama makine onu kapmıştı bir kere. Başkaları kâr etsin diye canını dişine takıp çalıştı. Düşünsene, sırf başkaları kâr sağlasın diye... Kanı o asalakların, oturduğu yerden zengin olan patronlarının, baş canavarların sofralarındaki şaraba karıştı, aldıkları mücevherlere bulaştı, onun akıttığı kan sayesinde o canavarlar sefahat içinde yaşadı."